Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Yalnızca bir yarış var; o da insanlık yarışı

“There is only one race; it is humanity.”
 
 
 
Bir maçta Galatasaraylıların açtığı bir pankart…
 
Türkiye’de iki Türk takımının oynadığı bir maçta neden İngilizce pankart açılır anlayabilmem mümkün değil. Bir Galatasaray taraftarı olsam da bunu hoş göremem; çünkü dilimizin kullanılması, hatta doğru kullanılması konusuna takıntılıyım. Güzelim Türkçe sözcüklerin yerine yabancı sözcük kullanmayı özenti buluyorum. Bundan önceki bir yazımda jetlag sözcüğünü kullanmış olduğumun farkındayım. Ancak maalesef onunla aynı anlama gelen Türkçe bir sözcük yok. Belki de saat farkı yüzünden uyku bozukluğu ya da buna benzer bir şey demeliydim. O an aklıma gelmedi. Af ola…
 
Bu özeleştiriyi de yaptıktan sonra konumuza dönersek…
 
Galatasaray taraftarlarının açtıkları pankarttan söz ediyordum.
 
Türkiye’ye değil, dünyaya bir mesaj vermekti belki amaç. Gene de olmamalıydı.
 
Asıl mesele Digitürk’teki spor spikerinin bunu nasıl çevirdiği…
 
“Yalnızca bir yarış var; o da insanlık yarışı”
 
Öncelikle belirtmeliyim ki herkes yabancı dil bilmek zorunda değil. Hiç bilmeyebilir; az bilebilir; ancak derdini anlatabilir ki bu kişiler benim için dil biliyordur. Çünkü dil bir iletişim aracıdır ve derdini anlatabilen kişi bu iletişimi kurabiliyor demektir. Demek istediğim burada dil bilip bilmemeyi eleştirmiyorum.
 
Ama şunu eleştiriyorum:
 
Bir spikerin dil bilmesi gerek. Gündemi ve mesleği ile ilgili literatürü takip etmesi ve kendini geliştirmesi için. Diyelim ki bilmiyor. O zaman ya o pankartı çevirmeyecek ya da bir bilene sorup ondan sonra izleyiciye aktaracak.
 
Eğer “Tek bir ırk var; o da insanlıktır” anlamına gelen ve ırkçılığa karşı bir duruş sergileyen bir yazıyı “Tek bir yarış var; o da insanlık yarışıdır” diye çevirirse verilmek istenenin tam tersi ya da verilmek istenenden çok uzak bir mesaj verebilir. Medyanın etkisi göz ününe alındığında ortaya hiç de hoş olmayan sonuçlar çıkabilir.
 
Kısaca diyorum ki: Hepimiz haddimizi bilelim; neyi bilip neyi bilmediğimizin farkında olalım. Nedense kelime dağarcığımızdan artık çıkarttığımızı düşündüğüm “Bilmiyorum” sözcüğünü arada bir hatırlayalım.
 
Not: Bu bilgiyi benimle Eşref Özkal paylaştı. Futbol izleyicisi olmadığım için ben görmedim. Kendisine teşekkür ediyorum.
Reklamlar

2 comments on “Yalnızca bir yarış var; o da insanlık yarışı

  1. Suat Akca
    25 Mayıs 2013

    Çok özür diliyorum yazarın adı OKTAY SİNANOĞLU…

    Beğen

  2. Suat Akca
    25 Mayıs 2013

    Sevgili Arzu Hanım,
    Bilmeyenin bilmeyene dil öğrettiği bir ülkede bunların olması son derece normal değil mi? Bu konuda en yetkin kişi olarak gördüğüm Okay Sinanoğlu'nun Bey Bey Türkçe adındaki kitabı bu ülkedeki her kişi tarafından okunmalı. Ana dilimizin yerine geçmiş olan emperyalist bir dilin batağında çırpınmaya devam ediyoruz.Devlet okullarında resmi olarak 4. sınıfta gayri resmi olarak ta 2.sınıfta ingilizce öğretilmeye çalışılırken biz neyin derdine düşüyoruz. gerekliliğin bu kadar saçma olduğu başka bir alan var mıdır bilmiyorum. Doğru hepimiz haddimizi bilmeliyiz bu nedenle de önce kendi dilimizi öğrenmeliyiz. Ki türkçesi zayıf bir insan olarak bunu söylüyorum.sevgi ve saygıyla…

    Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 25 Mayıs 2013 by in Çeviri, Tüm Yazılarım and tagged , , .
%d blogcu bunu beğendi: