Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Bir ağaç kesildi bir ulus uyandı.

Gezi parkı direnişi başladığında Mardin’deydim.
Bir turla gitmiştik oraya. Yıllardır görmeyi çok istediğim bir yerde olmanın heyecanını yaşarken haberler gelmeye başladı. 27 kişilik tur grubu bir yandan orada olmanın heyecanını yaşarken bir yandan İstanbul’da olmamanın üzüntüsünü paylaştık. Gezdiğimiz yerler bir anda ikinci planda kaldı; ellerimizde telefonlar, tabletler neler oluyor diye takibe aldık; yardım çağrılarını paylaştık; bu işin bir kaç çapulcu organizasyonu olmadığını, bunca yıldır yapılan uygulamalara karşı barışçıl bir duruş olduğunu anlatmaya çalıştık sosyal medya yardımıyla. Her gittiğimiz yerde televizyonu açtırıp bilgi almaya çalıştık. Ama nafile… Türkiye’de hiç bir şey olmuyordu. Eğlence programları, diziler, güzellik yarışmaları tüm hızıyla devam ediyordu. Fark ettik ki Mardinlilerin çoğunun olan bitenden haberi yok. “İstanbul’da olanları biliyor musunuz?” diye sormaya başladık gittiğimiz her yerde. Aldığımız cevap genellikle “yoo, ne oldu ki?” şeklindeydi. Anlatmaya çalıştık. Ama öyle korkutulmuş ve sindirilmiştik ki aman bana bir şey olmasın” duruşu vardı.
Türkiye ayaktaydı ama orada kimse bunun farkında değildi. Yaşam devam ediyordu. Bari biz çıkalım burada sokağa derken bir haber geldi. “Üzülmeyin,” dedi esnaftan biri. “Yenişehir’de insanlar sokağa çıkmış.” Ufak bir grupmuş; kısa sürede dağılmışlar, ama olsun. Farkında olan birileri varmış demek ki.
Sonra İstanbul’a döndük.
Dün bir kafede otururken yan masadaki iki gencin konuşmalarına tanık oldum. Kendimi tutamayıp sohbetlerine katıldım. Biri 92, diğeri 94 doğumlu üniversite öğrencisi pırıl pırıl iki genç. İlk günden itibaren Taksim’de, Beşiktaş’taymışlar. Anlattıkları inanılır gibi değildi. İçim acıdı ama umut doldum. Fark ettim ki Atam gençlere güvenmekle haklıymış. Bu konuda onlara bir özür borçluyum. Çünkü bazı gençlerin bilgisizliklerine, ilgisizliklerine bakarak ve yaşadığım bazı deneyimlere dayanarak onlarla ilgili umudumu kaybetmiştim. Ne kadar yanılmışım.
Bir özürde yaşıtlarıma borçluyum. Çünkü hiç bir şey yapmadan sadece konuştuğumuzu, sosyal medya kahramanlığından başka bir şey yapmadığımızı düşünmüştüm. Bunda da yanılmışım. Her yaştan, her görüşten, her inançtan, her takımdan insan kenetlenmiş halde sokaklardaydı. Birbirlerine saygılı, destek, hoşgörülüydü herkes. Dün elimden bayrak uçtuğunda bütün trafik durup, trafiği engellediğim için öfkeden kudurmadan benim bayrağı almamı bekleyecek kadar hoşgörülü ve sevecen.
Taksim gezi parkı bir ulusun uyanışı oldu. Kenetlenmesi bildiğimizin, kaybettiğimizi düşündüğümüz güzel şeyleri aslında kaybetmediğimizin göstergesi oldu. Emanetlere ihanet etmeyeceğimizin; egemenliğin kayıtsız şartsız halkta olduğunu bildiğimizin; gücümüzün farkında olduğumuzun  kanıtı oldu.
Umut doldum; gurur duydum.
Güzel görüntüler karşısında gözlerim doldu.

Yardımlaşma içimi ısıttı.

Acı olaylar yüreğimi sızlattı.

Herkes gibi benim de siyasal bir duruşum ve görüşüm var. Beni tanıyan herkes bu duruşumun ne olduğunu ve bu doğrultuda neler yaptığımı ya da yapmaya çalıştığımı bilir. Ama bu blogda siyasal bir duruş sergilememe konusunda kararlıydım. Taa ki son olanlara kadar. Aslında halâ doğrusunun o olduğunu düşünüyorum ama bu kez sessiz kalamam.
Bir avuç çapulcu olarak suçlanmaya, özel hayatıma bu kadar karışılmasına, görevi vatandaşı korumak olan polisin vatandaşa yaptıklarına, gözü kör kulağı sağır medya  kuruluşlarına, koltuklarından korkup iktidardakilerin cevaplarını sorulayan gazetecilere, kapılarını yardıma muhtaç insanlara kapatan kuruluşlara sessiz kalamam. Ve kimse bana dikkatli ol; sosyal medya paylaşımları yüzünden tutuklamalar başladı demesin. Herkes korkup sussa nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
Ve yurdumun güzel insanları…
Görüşleri, yaşları, inançları, eğitimleri, takımları ne olursa olsun kenetlenen; her türlü şiddete karşı yılmayan, vaz geçmeyen ve duruşlarını bozmayan insanlar; yabancılara kapılarını açan teyzeler, amcalar; hiç karşılıksız canla başla destek veren doktorlar, avukatlar, iş yerleri… İyi ki varsınız. Teşekkürler yetmez.
Reklamlar

One comment on “Bir ağaç kesildi bir ulus uyandı.

  1. Z.Cakmakkan
    5 Haziran 2013

    Harika Arzu.. Dusunme ve yazma ozgurlugunu sonuna kadar kullanman bence cok guzel..tebrikler 🙂

    Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 5 Haziran 2013 by in Gündem, Tüm Yazılarım and tagged , , .
%d blogcu bunu beğendi: