Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Kimse gücenmesin, darılmasın

Yazmayayım diyorum ama olmuyor. Dayanamıyorum.

Yazmayayım dememin sebebi korkmak değil; sadece o kadar öfke doluyum ki bunu kusmaktan korkuyorum. Öfkem hem olanlara hem de bu olanlar karşısında hala “Turizm mahvoldu”, “Yurt dışındaki imajımızı zedeliyorsunuz” gibi söylemlerde bulunanlara… Hele haklılar, ama birileri bir şeyler yapsın, ben de seyredeyim duruşu sergileyenlere deli oluyorum.

Kimse gücenmesin, darılmasın.

Olağanüstü günler yaşıyoruz. Ülke ayağa kalmış durumda ve baştakiler bunun sebebini anlamamakta ya da anladıkları halde çarpıtmakta direniyorlar. Yalan haberler üretiyor; adil yargıya saldırıyor; basını susturuyor; sosyal medyada paylaşım yapanları cezalandırmakla tehdit ediyor; hiç bir  parti sempatizanlığı olmadığı halde, sadece ülkesini sevdiği için orada olan genç, yaşlı, çocuk, engelli demeden herkese biber gazı sıkıyorlar.

Görevi halka hizmet etmek olan bir vali çıkıyor “Gençler merak etmesin, parka girmeyeceğiz,” diye beyanda bulunuyor ve akabinde parka saldırı düzenleniyor. Görevi ülkesinde barış, huzur, refah sağlamak olan bir başbakan çıkıyor, bu insanlara “çapulcular” diyor; “ümüklerini sıkarız” diyor. Ortamı yumuşatmak yerine geren söylemlerde bulunuyor. Acil bir kriz masası oluşturulup bir çözüm bulunmaya çalışacağına diğer %50 yi üstümüze sürmekle tehdit ediyor. Türbanlı arkadaşlar bize yapılan bir şey yok diye bas bas bağırdıkları halde gezi parkında onların tacize uğradığını; caminin imamı burada bir şey olmadı dediği; gerçekleri gösteren cami videoları tüm sosyal medyada dolaştığı halde orada grup seks yapıldığını, alkol alındığını iddia ediyor.

Görevi halka doğru haber vermek olan basın susuyor. Ya her şey güllük gülistanlıkmış gibi dizilere, eğlence programlarına devam ediyor ya da yalan söylüyor.

Görevi vatandaşı korumak olan polis, bir takım kişileri haklı çıkartmak için olay çıkartan direnişçiler olarak gösteriliyor.

Yardımcı olan doktorlar, sağlık ekipler tehdit ediliyor; avukatlar göz altına alınıyor.

Ve ne acı ki bir grup insan hiç bir şey yokmuş gibi yaşamına devam ediyor. Alkolün yasaklandığı, her köşesinin AVM olduğu, doğanın ve tarihi dokunun yok edildiği bir ülkede turizm olacakmış gibi bu seneki turizmi düşünüyorlar. Dış basın, yurt dışındaki ülkeler bu direnişe destek verirken yurt dışında rezil olduğumuzu iddia ediyorlar.

Bize dayatılana inanıyorlar. Okumuyorlar, sorgulamıyorlar, takip etmiyorlar. Dizilerinden vazgeçemedikleri için yandaş medyanın söylemlerini dinleyip inanıyorlar.

Bu, siyasi bir hareket değildir. Bu, belli çıkar çevrelerinin fişeklediği bir hareket hiç değildir. Bundan prim yapmaya çalışan çıkar çevreleri olacaktır; önemli olan buna izin vermemek. Bu, empoze edilmeye çalışıldığı gibi sadece bir ağaç meselesi de değildir. Bu, diktatör bir duruşa; halkın sesini dinlemeyen bir hükumete; kaç çocuk yapacağımıza, ne içeceğimize, ne giyeceğimize, nasıl yaşayacağımıza karışan, demokrasi karşıtı bir zihniyete karşı duruştur.

Bir Ağaç Kesildi Bir Ulus Uyandı

 

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 12 Haziran 2013 by in Gündem, Tüm Yazılarım and tagged , , , .
%d blogcu bunu beğendi: