Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Sık Sorulan Sorular

Çeviri konusunda sık sık benzer soruları alıyorum. Onlara genel bir yanıt vermek isterim. Tabii ki bunlar benim kişisel görüşlerim. Ben işin uzmanı değilim; sadece çok severek ve büyük bir titizlikle çeviri yapan biriyim. Yani amacım ahkam kesmek değil. Bu, üstadlarıma saygısızlık olur.
Benimle aynı fikirde olmayan meslektaşlarım olabilir. Onların görüşlerini de almak beni mutlu eder.
Yabancı dilim var. Ben de çeviri yapabilir miyim?
Bu soruya şöyle bir soruyla karşılık verebilirim: “Kendi dilini ne kadar iyi biliyor ve ne kadar düzgün kullanıyorsun?”
Bazı okurların “Yok artık. Bu benim ana dilim. Tabii ki çok iyi biliyorum,” dediğini duyar gibiyim. Ama durum maalesef bu değil. Evet, Türkçe ana dilimiz. Türkçe konuşuyor, Türkçe okuyor, Türkçe dinliyor, Türkçe yazıyoruz. Ancak bu kendi dilimizi çok iyi bildiğimiz anlamına gelmez. Bir eser çevirirken bunu Türkçe nasıl söyleriz sorusuna yanıt verebilmeli; ifade bozukluklarını yakalayabilmeliyiz.
Eğer hepimiz kendi dilimizi kusursuz kullanıyor olabilseydik her yerde karşımıza çıkan şu yazıları görmezdik:
“Ağrısız kulak delinir.”
Yani ağrıyan kulak delinmez mi?
“İzinsiz inşaata girilmez.”
İnşaata izinsiz girilmez olmasın sakın. Ya da o inşaatın izinsiz olduğunu cümle aleme duyurmak mı istiyor bunu yazan?
Çeviri yapmak için yabancı dili iyi bilmek tabii ki çok önemli. Ama ondan önemli olan kendi dilini çok iyi bilmek.
Bu soruyla ilgili ikinci yanıt ise söz konusu yabancı dile ve o dilin ait olduğu kültüre ne kadar hakim olduğunuzdur. Elbette bilmediğimiz bir sürü kelime çıkacak karşımıza; elbette sık sık sözlük kullanacağız. Hatta bazen çok iyi bildiğim bir kelime için bile başka ne karşılığı var diye sözlüğe baktığım oluyor. Ama bazı durumlarda sözlükte yazan anlamlar bile yeterli olmuyor; siz o anlama yakın başka bir kelime kullanıyorsunuz. Sözlüğe baktım, karşılığı bu, bunu kullanmak zorundayım diye bir şey yok. Yabancı dilde yazan bir cümleyi aynen oradaki gibi çevirdiğinizde anlamsız ifadeler çıkabiliyor. Bu yüzden, hem yazarın tarzını koruyacaksınız, hem de yazdığınız cümle Türkçe’de anlaşılır olacak. Özellikle deyimler büyük sorun.
İnanın şunları gördüm:
Çalıların etrafında dolaşma. (Don’t beat around the bush)
 
Dökülmüş sütün arkasından ağlanmaz. (Don’t cry over the spilt milk)
Tozu ısır. (Bite the dust)
Cemal Süreyya’nın çok sevdiğim bir söz vardır; sık sık kullanırım. Kadınla ilgili söylenene katılmasam da 🙂*
Çeviri kadın gibidir. Sadığı güzel, güzeli sadık olmaz.
 
Buyurun size kelimesi kelimesine çeviri; hem de basılmış bir kitaptan:
Bu sırada, üstüpü didikleyicilerinin yapmacıksız, içten haykırışları aşağıdaki her bir zenci ve beyazı kaçıştırarak tüneklerinden düşüp kalabalığın içine dalıvermeleri, onu neredeyse güldürecekken, aynı zamanda saçmalamasına gerek olmadığını duyumsattı.
 
Özetle kelimelere sözlükten bakılmış ve yan yana yazılmış. Bu yapacaksanız, hiç yapmayın bence.
Bu konuyla ilgili son bir not:
Olmazsa olmaz şey genel kültür. Geniş bir yelpazeye sahip olmanız gerek. Okumalı, sorgulamalı, araştırmalısınız. En azında yazılanın kültürel ya da metaforik bir şey olduğunu anlayabilecek genel kültüre sahip olmalısınız. Bilmiyorsanız araştırmalı; gerekirse “çevirmen notu” düşmelisiniz.
Nereden başlamalıyım?
 
Bu sorunun cevabını gerçekten bilmiyorum. Biraz şans, biraz çevre sanırım. Ne derece etkili olur bilmem ama yayınevleriyle bağlantıya geçip deneme çevirisi almak bir yol olabilir.
Evde çalışmak zor olmuyor mu? Dikkatiniz dağılmıyor mu?
 
Evet, zaman zaman oluyor. Sizi bölen çok şey yaşayabiliyor; sevdiklerinize hayır diyemeyeceğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz. Çok ciddi bir öz disiplin gerekiyor. Rejime başlamak gibi düşünün. Hep bir gün sonra başlanır. Çeviride de aynı sorunu yaşayabilirsiniz. Buna asla fırsat vermemeniz gerekiyor. Bazen sevdiklerinizi kırma uğruna hayır diyebilmeniz, gerektiğinde kendinizi kapatabilmeniz şart. Sevdiklerime Açık Mektup Bir Çevirmenin Güncesi
Umarım sorularınıza bir nebze yanıt verebilmişimdir. Meslekdaşlarımın görüşlerini merakla bekliyorum.
* Sayın Melda Dinçer’den uyarı gelene kadar bu sözün Cemal Süreyya’a ait diye biliyordum. Onun uyarısı üzerinde internette araştırdığımda gördüm ki bu söz, Cemal Süreyya’dan Can Yücel’e kadar bir çok kişiye mal edilmiş. Ancak aslı Ruslara aitmiş. Bu uyarı için kendisine teşekkür ediyorum.
Reklamlar

4 comments on “Sık Sorulan Sorular

  1. Arzu Altinanit
    30 Ekim 2013

    Melda Hanım, öncelikle uyarınıza teşekkür ederim. Yazınız üzerine internette bir kez daha araştırma yaptığımda gördüm ki bu söz bir çok kişiye mal edilmiş ama iddiaya göre aslı Ruslara aitmiş. Yanlış bildiğim bu konuyu düzelttiğiniz için tekrar teşekkürler. Çevirinin güzelliğinin algıya göre değişeceği konusunda sizinle hemfikirim. Ama birebir çevirinin mümkün olmayacağını savunanlardanım. Demek istediğim yazarın tarzını alt üst etmek değil tabii ki. Türkçe nasıl daha doğru ifade edileceğini sorgulamak. Farklı görüşler tabii ki olacaktır ve olması da gerekmektedir. Bunlara da saygım sonsuz. Olayın feminizm boyutuyla ilgili düşüncemi yazmıştım zaten. 🙂 Saygılar.

    Beğen

  2. Melda Dinçel
    30 Ekim 2013

    Bahsettiğiniz söz Cemal Süreya'ya ait değildir. Ayrıca Çeviribilim dünyasında böyle bir söz kabul dahi edilemez. Çevirinin güzelliği algıya göre değişebileceği gibi, sadakatini sorgulamak günümüzde kabul gören kuramlarla çelişmektedir. Feminizmle alakalı noktasına değinmiyorum bile. Saygılarımla.

    Beğen

  3. Arzu Altinanit
    22 Ekim 2013

    Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim.

    Beğen

  4. K. Özkan Dağ
    22 Ekim 2013

    Faydalı ve bir o kadar da eğlenceli bir yazı. Teşekkürler 🙂

    Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 11 Ekim 2013 by in Çeviri, Tüm Yazılarım and tagged , .
%d blogcu bunu beğendi: