Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Deneme çevirisi… Her zaman gerekli mi?

Her çevirmen zaman zaman deneme çevirisi talebiyle karşılaşıyordur. İşe ilk başladığım yıllarda bunun normal olduğunu, piyasanın bunu gerektirdiğini düşünüyordum. Ama bir süre sonra sorgulamaya başladım.
Nedir bu deneme çevirisi? Çevirdiğim kitaplara neden bakmıyorlar? Neden daha önce çalıştığım editörlerden referans almıyor? 

Lütfen bunu ukalalık olarak almayın ama piyasada belli bir sayıda yayınlanmış kitabı bulunan ve hâlâ elinde iş olan bir çevirmene bunun teklif edilmesini doğru bulmuyorum.

Çünkü…

1. Zaten zamana karşı yarışıyoruz ve genellikle bir iki kitap sırada bekliyor. Hepsi için verilmiş bir teslim tarihi var. Bu teslim tarihiyle ilgili uzlaşmaya varırken zaten elinizdeki işleri düşünerek karşı tarafa bilgi veriyorsunuz. Dolayısıyla her hangi bir yayınevi size 15-20 sayfalık bir deneme çevirisi gönderdiğinde (bir bölüm gönderdikleri için en az bu kadar oluyor genellikle) zamanlamanız alt üst oluyor.

2. Hiç çalışmadığınız bir yayıneviyle iki türlü bağlantı kurabiliyorsunuz. Ya daha önce çalıştığınız bir firma / editör sizi tavsiye ediyor ya da siz başvuruda bulunuyorsunuz. Her iki durumda da deneme çevirisi isteğini kabul edilebilir bulmuyorum. Eğer bir referans aracılığı ile size ulaşmışlarsa durum daha da komik. Siz başvurduğunuz zaman ise çevirmiş olduğunuz kitaplar referansınız zaten. Bu konuda daha önce birlikte çalıştığım bir genel yayın yönetmeni arkadaşım şunu söylemişti: “Yayınevleri çevirine göz atsalar bile bunun ne kadarı senden çıktı, ne kadarında editör katkısı var bilmiyorlar; o yüzden deneme çevirisi istiyorlar.”  İyi de deneme çevirisi için hem çevirmenin zamanını almak hem de beklemek yerine daha önce çalışılmış olan editöre bir telefon ya da e-posta ile ulaşıp bunu sormak çok mu zor? Bugün bütün şirketler işe alım sırasında referanslarla bağlantıya geçerler. 

Bu konuyu sosyal medya aracılığıyla meslektaşlarıma sordum. İki tür görüş de geldi. Deneme çevirisi olması gerek diyen arkadaşların gerekçeleri şunlardı:

Piyasada bir sürü çevirmen var. İşini düzgün yapmayan çevirmen sayısı da çok fazla. O yüzden olması gerek.

Bu görüşe katılmıyorum. Evet, piyasada sayısız çevirmen var. Hatta her dil bilen ben çeviri yaparım diye ortalığa çıkıyor. Ama işlerimiz ortada. Bizim referanslarımız onlar ve daha önce çalıştığımız firmalar. 

Şimdiye dek çevirdiğiniz türden farklı bir türse gerekli.

Evet, bu görüşe katılıyorum. Örneğin roman çeviren birine kişisel gelişim kitabı teklif edildi; bir kaç sayfa deneme çevirisi yapıp üzerinde konuşmakta fayda var.

Sonradan düzelt diye göndereceklerine başta deneme çevirisi yaptırmalarında fayda var.

Çözümün bu olduğunu düşünmüyorum. Bence bir kitap için anlaştıktan sonra bir bölümü tamamlayıp onu gözden geçirmek ve karşılıklı mutabakat varmak daha doğru. 

– Belki kısa bir sayfa çevirisi isteyebilir, böylece en baştan editör yayınevinin kitabı yönlendirmek istediği yönü, üslubu, kelime seçimlerini sizinle konuşabilir.

Görüşüm için bkz: bir üstte yazdıklarım. 🙂

-Eğer Can yücel ya da Sevin Okyay değilseniz yayınevi elbette kendi standartlarına göre çevrilmiş mi diye kontrol edecek. 

Bu isimlerin büyüklüğünü tartışmak söz konusu bile değil. Onların yarısı kadar olduğumuz gün mükemmel çevirmenler olduk demektir. Ancak düzgün çalışan bir çevirmen zaten en başta yayınevinin standartlarını sorar ve kontrol eder. Beklentilerini öğrenir ve o doğrultuda çalışır.

– Deneme çevirisi iki taraf için de gerekli. Çevirmen de kitabı istemeyebilir. 

Çok haksız bir yaklaşım değil. Ama burada teklifin çevirmenden gelmesi daha doğru bence. Kitabı çevirmek isteyip istemediğime karar verme aşamasında ben belli yerleri okuyorum. Baştan, ortadan ve sondan bazı yerlere göz atıyorum. Yazım diline, konusunda bakıyorum. Eğer seversem kabul ediyorum.

Benim gibi düşünen meslektaşlarım çoğunlukta. Bir ikisinin yaşadıklarını ya da düşüncelerini paylaşmak istiyorum sizlerle. İsimlerini yazmak konusunda izinlerini almadığım için kullanmıyorum. Arzu ederlerse kendileri yorumlar bölümünde söz ederler.

Çok sayıda çeviri kitabı bulunan bir arkadaşımız bir yayınevine başvurmuş ve kendisine bir deneme çevirisi gelmiş. Metnin konusu çevirmediği tercih etmediği bir türmüş ve bunu yayınevine bildirip çok sayıda çeviri kitabı olduğunu belirtmiş. Gelen cevap çok ilginç:

Bize çok yüzlerce başvuru geliyor. Hiç birini okumadan herkese aynı çeviriyi gönderiyoruz. Size uygun değilse siz bilirsiniz. Zaten yüzlerce başvuru aldık.”

Nasıl yani diye sormadan duramıyor insan. Bunun mantığını sorguluyorum dünden beri. CV’lere göz atmak mı daha zor gelen deneme çevirilerini okumak mı? Çevirmenlik bu kadar ayaklar altına nasıl atılır? Bir kitabın yazarı kadar önemli rol oynayan kişiler nasıl böyle bir söylemle aşağılanır? Anlamak gerçekten çok zor. Hoş, iyi ki bu olay en başta olmuş da o yayıneviyle çalışmamış arkadaş. Hak etmiyorlarmış.

Ben de bir yayınevine başvuruda bulunmuş ve çevirdiğim kitaplardan da söz etmiştim. Bana gelen yanıt da bir bu kadar ilginçti. Çeviri piyasasına girmem için kendimi nasıl geliştirmem konusunda öğüt veren bir e-posta almıştım. Bunun karşılığında dayanamayıp tavsiyelerine teşekkür etmiş ve elimdeki çevirileri teslim eder etmez bunları değerlendireceğimi yazmıştım. Öğrendim ki her başvuruya gönderdikleri hazır bir yazıymış o. 

Bir diğer meslektaşım şunları yazmış:

“Şimdi adını vermek istemediğim bir yayınevi romanları üçe bölüp filoloji öğrencilerine dağıtıyor. Sonra üç bölümü bir araya getirip kadrolu bir çevirmene kontrol ettiriyor ve o çevirmenin adıyla piyasaya çıkarıyor. “

Buna ben de şahit oldum. Kitabı bölüp, çok ucuza öğrencilere çevirtip kadrolu çevirmenleri adıyla yayınlayan yerler maalesef var. Tabii burada sorgulanması gereken çevirmenin böyle bir çevirinin altına nasıl imza attığı.

Aslında kabahati başkalarında aramayalım. Gerçek şu ki bizler birbirimizi arkadan vuruyoruz. İş almak adına olmaması gereken şeylere ses çıkartmayan, fiyat kıran meslektaşlarımız oldukça bu iş böyle devam edecek. Tek yapmamız gereken ortak bir duruş sergilemek.

Deneme çevirisi hiç mi olmasın? Tabii ki olsun. Hiçbir eseri olmayan, piyasaya girmek isteyen arkadaşlarımız için olmalı. Belki bu arkadaşlar bana kızacaklar ama çeviri kalitesini yukarı çekmek için bu şart. Ama, sevgili yayınevleri, bizimle ilgili referanslarınız varken yapmayın bunu. Serbest çalışan çevirmenler olarak bir kaç farklı yayıneviyle çalışıyor olmanın, farklı yayınevlerinden çıkmış çevirilerimizi raflarda görmenin tadı tabii ki farklı. Ancak kendimizi bu kadar değersiz hissettirmeyin, emeğimize saygısızlık etmeyin.
Reklamlar

5 comments on “Deneme çevirisi… Her zaman gerekli mi?

  1. Mehmet
    24 Kasım 2015

    Merhaba, kitap çevirileri konusunda değil de diğer konularda özgeçmişe veya çalışmalara bakmak yerine konu ile tamamen alakasız bir çeviri gönderip ne kadar iyi olduğunuzu görmek istiyoruz diyenlerde artniyet arıyorum. Aynı şeyi benim gibi ayda yüz kişiye yaptırsalar onlarca liralık çeviri ediyor.

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      25 Kasım 2015

      Kitap çevirisinde de yeni başlayan birinden deneme çevirisi istemelerini normal karşılıyorum. Ama sırf farklı bir yayınevi diye onlarca kitap çevirmiş bir çevirmenden bunu istemek densizlik.

      Beğen

  2. Arzu Altinanit
    19 Nisan 2014

    Haklısınız. Ancak bilmemekten değil, hızlı yazmaktan kaynaklı bir yazım hatasıdır, çeviri hatası değil. Editörler de bu yüzden var 🙂

    Beğen

  3. Adsız
    19 Nisan 2014

    “Hiç bir” değil “hiçbir”. İşte bu yüzden deneme çevirisi istiyorlar. Üzgünüm…

    Beğen

  4. stafilokok
    12 Aralık 2013

    Daha önce yaptığı çeviriler kitap olarak basılmış edebi çeviri sahiplerinden deneme çevirisi istemek hem saçma hem de densizlik…

    Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 12 Aralık 2013 by in Çeviri, Tüm Yazılarım and tagged , , .
%d blogcu bunu beğendi: