Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Çevirmen "Error" Verince…

“Euraka! Biz düşüncelerimizden arınırız.”
 
Muhtemelen şöyle gelişen bir sürecin sonucudur bu:
Çevirmen, çevirisinin başına oturalı epey bir süre olmuştur. Hafif hafif başlayan sırt ağrıları artarak boyna doğru uzanmış, başı yoklamaya başlamıştır. Ellerde ve el bileklerinde hafif uyuşmalar mevcuttur. Beyninin iki kat daha büyümüş, kafatasının içine sığmakta zorlandığını hissetmektedir. Ama o, hâlâ “şu satırda bitsin, bu paragrafta bitsin” deyip duruyordur. Ondan sonra kalkacak, kendine bir ödül verecektir. Artık neyse o ödül… Mis gibi kokan bir fincan kahve, yanında çikolata da olabilir; güneşi iliklerinde hissederek yapacağı kısa bir yürüyüş de; ayaklarını uzatıp boş boş tavana bakmak da; bangır bangır müzik dinlemek de… Hatta bir kaç kulaç atmak bile olabilir. Liste uzayıp gider; tercihler değişir.
Ama o süre bir türlü gelmez. Hep bir kaç satır, bir paragraf, bir sayfa vardır o ana.
Beyin ve beden “reset, reset” diye bağırırken inatla devam eder.
Bir an gelir; “biz düşüncelerimizi ne yapıyorduk?” diye düşünür bulur kendini.
Boş boş ekrana bakıyordur.
“Düşüncelerimizi temizliyorduk?” “Saçmalama!”
“Düşüncelerimizi beynimizden atıyorduk?” “Yok artık!”
“Düşüncelerimizi, düşüncelerimizi…” “Bir şey yapıyorduk da neydi o?”
“Düşüncelerimizi zihnimizden uzaklaştırıyorduk?” “Cık, bu da değil.”
 
Hâlâ inat ediyorsa şöyle bir çözüm bulur:
“Burayı işaretleyip devam edeyim, gelir aklıma.” Ve devam eder.
Devam eder ama beyinin alt köşelerinde bir yer de bir şeyler yapmaya devam ediyordur o “düşünceler”.
Nihayet kalkar bilgisayarın başından. Daha doğrusu kalmak zorunda kalır. Muhtemelen de bir takım insani ihtiyaçları içindir bu. Mola vermek için bir paragraf daha var çünkü… Hani o hiç bitmeyen paragraf…
Bir kaç adım atar ki beynin de ampuller yanar… Arınıyorduk!!!! Düşüncelerimizden arınıyorduk!!! 
 
“Yok artık, bu kadar basit bir kelime de bile mi?” demeyin. Evet, bu kadar basit bir kelime için bile saatlerimiz geçiyor bazen. Hatta çok daha basitleri için bile.
“Dil biliyor, o kadar eğitimini aldı, takır takır yazıyordur; iki dakikalık iş,” diye düşünenlere duyurulur: Biz de “error” veriyoruz. Sık Sorulan Sorular

 



Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 13 Şubat 2014 by in Çeviri, Tüm Yazılarım and tagged , .
%d blogcu bunu beğendi: