Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Zor, daha zor, en zor

Çeviri yaparken tüm çevirmenlerin çok zorlandığı, işin içinden çıkamadığı anlar olmuştur. Uzun cümleler, paragraflar, öznesiz anlatımlar, nereye gittiği belli olmayan özneler, fiiller, bağlaçlar… Veranda Öyküleri -Herman Melville- çevirirken zaman zaman yaşadım bunu. Yazıldığı yılların dili, upuzun cümleleri, tasvirleri düşününce tek bir cümlede ne kadar zaman harcadığımı tahmin edebilirsiniz.

Bazen bilmediğimiz, ilgimizi bile çekmeyen konular çıkar karşımıza ya da tanımadığımız kültürler. Google’la dost oluruz bir anda. Araştırırız, okuruz, sorarız. Zaman harcarız yani. Hele belli konulardaki Türkçe karşılığı olmayan o kelimeler… Ne uğraştırır bizi.

En zoru hangisi hiç düşündünüz mü? Sesler… Konuşurken ağızdan kolayca çıkan, nasıl yazıldığını hiç düşünmediğimiz o sesler… Islık sesi, sessiz ol sesi, şaşkınlık nidası, can yanması sesi…

Ama hiç şu anki kadar zorlanmamıştım.

Son çevirdiğim kitap Kuşlar Öterken (Evie Wyld)  adından da anlaşılacağı gibi kuş ötüşleriyle dolu. Benim bildiğim karga “gak” der, guguk kuşu “guguk” der, diğer tüm kuşlar da “cik cik”. 🙂 Meğer iş öyle değilmiş. Ne farklı ötermiş şu kuşlar. Avusturalya kuşları “Cuk . . . cuk . . . cuk . . . cuk . . . cuk . . . cuk, Hoo-hoo-hoo-hoo-hoo hoooo-hoooo, Wup wup wup wup, Quit-quit-quit, cheerily, cheeriup, cheerio, cheeriup, Chicka-dee-dee-dee-dee, Fee-beee, Cheer, cheer, cheerful, charmer, Tur-a-lee, Purdy purdy purdy . . . Whoit, whoit, whoit, whoit, tsip, tsip, tsip, tit-tzeeeeee, Zray, zray zray zray sreeeeeee, Tsyoo-tsyoo-tsyoo-tsyoo-tswee, Zeeeeeeeeeeeeeee-tsyoo, Wheet, wheet, wheet, wheet. Chip, chjjjj, chewk, Jaay and jaay-jaay notes, Tool-ool, tweedle-dee, chi-chuwee, Tur-a-lee, Purdy purdy purdy” derlermiş de Türk kuşları ne dermiş? 🙂 Gel de çık işin içinden.

Epey araştırdıktan sonra karşıma ilk çıktığında dalga geçtiğim şu videonun   işime yaraması mı bir ironi yoksa kuş fobisi olan birinin bununla uğraşması mı bilemedim. 🙂

Reklamlar

4 comments on “Zor, daha zor, en zor

  1. Müge Özdemir
    30 Mayıs 2014

    Arzu Hanım, her yazınız bir öncekinden güzel ve ilginç. Hayranınızım diyebilirim…:) Keşke bu birikiminizi bir kitap haline getirseniz! Sevgiler…

    Müge Özdemir

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      30 Mayıs 2014

      Müge Hanım, çok naziksiniz. Ufak tefek bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Yazmayı sevdiğimden :))

      Beğen

  2. songul - Morkanguru
    30 Mayıs 2014

    Kolay gelsin. Ben Avustralyada yaşıyorum ve burda çevirmen yapiyorum ama dediğin Cuk . . . cuk . . . cuk . . . cuk . . . chickenin yani tavuğun kisacasi “chook” oluyor diyer bunlarinda sesi chook chook.
    bahsettiğin ho/ woo / wup sesleri burda geçmiyor ve daha öncesi hic duymadim. Ha tweet tweet kanarya gibi kuşların çıkardığı sesler oluyor.

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      30 Mayıs 2014

      Bilgi için teşekkürler, Songül. Bu işin en sevdiğim yanı yeni şeyler öğrenmek. Ama bu konuda yazarın yalancısıyım :)))))

      Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 29 Mayıs 2014 by in Çeviri, Tüm Yazılarım and tagged , , , .
%d blogcu bunu beğendi: