Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Yayınevlerinden Talebimdir

Ben bir yazar değilim. En azından henüz… Bir kitap çevirmeniyim. O yüzden az sonra yazacaklarım bazıları için ukalalık, kendini bilmezlik, burnu büyüklük olarak algılanabilir. Öyle düşünenler okumasın diyeceğim yeni bir ukalalık yaparak.  🙂

Bu yazıyı okumaya başlamadan kalkın her hangi bir kitap alın elinize. Yerinizden kalkmak zor geliyorsa internetteki kitap satış sayfalarından birini açın, bir kitap bulun. Yabancı bir yazarın Türkçe’ye çevrilmiş kitabı olsun. Kapakta ne görüyorsunuz? Kitabın adı, yazarın adı ve yayınevinin adı değil mi? Kitapla ilgili ünlü birinin söylediği bir cümle varsa belki o da yazıyordur. Herhangi bir ödül almışsa o da…

Çevirirken gözyaşlarımı tutamadığım kitap: Güneşin Kızları

Şimdi çevirmen adını arayın. Boşuna kapağa bakmayın hiç. İç sayfalara bir göz atın. Çevirmen şanslıysa ilk sayfada vardır adı. Değilse kitabın künyesinin yazdığı bölümde ufacık yazılmıştır.

Oysa bir düşünsenize…

Dil bilmeyen bir okur, o kitabı çevirmen sayesinde okuyor. Kapağında kendi adı yazan yayınevi ise aynı kitabı çevirmen sayesinde Türkçe olarak çıkartıyor. Evet, yazar değiliz biz. Ama Türkçe’ye çevrilmiş kitaplarda en az yazarlar kadar emeğimiz var. Emeğimizin karşılığı ise banka hesabımıza düşen miktar değil sadece. (O da önemli tabii). O kitaplar bizlerin çocuğu. Onlar için uykusuz kalıyoruz gecelerce. Onlar çok satınca başarılarıyla gururlanıyoruz. Sevilmezlerse üzülüyoruz. Elimize geçtiğinde bebeğini koklayan anneler gibi kokluyoruz onları. Evimizin en güzel köşesine yerleştiriyoruz. Gelip gidip bakıyoruz.

Durum böyle olunca da biraz daha değer görmek istiyoruz. Adımızı kapakta görmek ya da kitabın iç kısmında kısa bir biyografimizi görmek istiyoruz. Çok şey mi istiyoruz?

af931-1555498_10152559946522222_1067225766_n

 

Not: Her  hangi bir yanlış anlaşılmaya neden olmamak için kendi çevirdiğim kitapların kapaklarını kullanmayı tercih ettim.

 

Reklamlar

5 comments on “Yayınevlerinden Talebimdir

  1. İdil
    3 Mayıs 2015

    Merhabalar Arzu hanım,
    Ben bir Çeviribilim öğrencisi olarak tam da bahsetmiş olduğunuz konu hakkında bir araştırma yapıyorum. Türkiye’de çevirmen isimlerinin ve biyografilerinin kitaplara eklenmesini geçmişten günümüze inceliyorum. Bu noktada yazınızı görünce kendi fikirlerimi okumuş gibi oldum. Henüz bir çevirmen değilim, bu sebeple çevirmenlerin çevirdikleri kitaplar üzerindeki haklarını tam olarak bilmiyorum. Siz daha önce kitap çevirmiş biri olarak, yayınevi ile aranızda yapmış olduğunuz anlaşmalar hakkında beni bilgilendirirseniz çok memnun olacağım. Bahsettiğiniz gibi, ismimizin kitap kapağının bir köşesine iliştirilmesi için bizlerin mi bu yönde bir talepte bulunmamız gerekiyor? Çevirinin “intellectual property”sinin sahibi olmamak, dolayısıyla çeviri metin üzerindeki haklarımızdan vazgeçmek için bir anlaşma mı yapılıyor?
    Teşekkürler.

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      3 Mayıs 2015

      Merhaba İdil Hanım, Yayınevleriyle anlaşmalar iki tür oluyor. Birincisi telif hakkı sizde kalmak üzere yapılan anlaşmalar. O kadar emekten sonra olması gereken de bu aslında. Ancak bu durumda kitabın çok satması önemli. Aksi taktirde maalesef doğru dürüst bir kazancınız olmuyor. Gerek maddi gerek manevi açıdan o emek boşa gidiyor. Diğerinde ise çevirinizin tüm hakların yayınevine teslim ediyorsunuz. Kitap tek baskıda kalırsa telif hakkına kıyasla daha iyi bir bedel geçiyor elinize. Ama çok basarsa zarardasınız. Özet olarak her iki durumda da pek şanslı sayılmıyoruz. 🙂 Kitabın üzerinde isminizin yazması konusunda elbette talepte bulunabilirsiniz. Ama yayınevlerinin çoğu uygulamalarının dışına çıkmıyor. Durum pek parlak değil sizin anlayacağınız. 😦

      Beğen

      • İdil
        4 Mayıs 2015

        Teşekkürler. Desenize işimiz zor 🙂

        Beğen

  2. Esra GÜL COŞKUN
    9 Ağustos 2014

    Çok haklısınız Arzu. Ben şimdiki çalıştığım yayıneviyle bu konuyu görüştüm, çok büyük puntolarla olmasa da kapakta adım geçiyor. Ama bunun talep edilmeden kendiliğinden yapılması çok daha güzel olurdu.

    Beğen

    • Arzu Altınanıt
      9 Ağustos 2014

      Küçük puntoya da razıyım :)) Ben de bu konuyu görüşeceğim bundan sonra. Hepimiz aynı şeyi yaparsak bir gün kendiliğinden olur belki.

      Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: