Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Neden?

Bir kaç gün önce genç bir kitap çevirmeni arkadaşımız Çevirmene Saygı adında bir imza kampanyası başlattı. Hedef kitle kitap çevirmenleri idi. Biz, kitap çevirmenlerini çok rahatsız eden bir konuya parmak basıyordu. Bu kadar emek veriyoruz, neredeyse kitabı baştan yazıyoruz ama adımız bile anılmıyor konusuna. Blogumu takip edenler bu husustaki hassasiyetimi bilirler. Dolayısıyla  desteğim tam oldu. Üye olduğum tüm çeviri sayfalarında paylaştım. Üye sayısı çok yüksek olduğu halde kampanyadaki imza sayısı henüz 250. Yine aynı sayfalarda bu sıkıntımı dile getirdiğimde haklı yaklaşımlarla karşılaştım.

Birincisi bu sayfaların ağırlıklı olarak teknik çevirmen üyelerden oluştuğu, o yüzden de bu kampanyanın fazla rağbet görmediği yönündeydi. Hedef kitlenin farklı olduğuna katılsam da “çevirmen çevirmendir,” diyorum. Teknik çevirmen meslektaşlarımın sorunları var. Ücretlerini alamıyorlar, zaman konusunda çok sıkıştırıyorlar, piyasada fiyat kıran sayısız insan olduğundan yok fiyatına çeviri yapmak zorunda kalıyorlar ya da bunu yapmamak için işsiz kalıyorlar, her çeviri firması dürüst çalışmıyor. Onlara sonuna kadar katılıyorum. Bu sayfalara üye olana dek, bu sorunların farkında değildim. Aslında benzer sorunlar kitap çevirmenleri için de geçerli. Öncelikle ücretler asla verilen emeğin karşılığı değil. İkincisi çok az sayıda olsa da para ödemeyen ya da ödemeleri geciktiren yayınevleri mevcut. Üçüncüsü kimi yayınevleri çevirmen seçimi konusunda hassas davranmıyor, ödeyeceği ücreti ön plana alıyor; dolayısıyla yetersiz çevirilere imza atılıyor.

Ama bu kampanya bu sorunlara değinmiyordu. Sonuç olarak da teknik çevirmen arkadaşlardan fazla destek görmedi.

İkinci yaklaşım da sorunlara değinmeyen, sadece adımız yazmıyor içeriği olan bir kampanyanın ne kadar doğru olduğu yönündeydi ve doğal olarak bir dernek çatısı altında toplanmadan, bu tür kampanyalarla bir yere varılamayacağı söyleniyordu. Doğru…

Ancak bu konuda kişisel görüşümü de paylaşmak isterim.

İlk olarak böyle bir kampanyanın amacı bir biçimde farkındalık yaratmak. Farkındalık yaratmak için başvurulan yollardan biri sadece. Tek bir soruna odaklanmış olmasının sebebi ise sadece “o konuda” farkındalık yaratmak. Bu, bütün kitap çevirmenlerini çok rahatsız eden bir durum. Gece gündüz sayfalarca kitap çeviriyorsunuz; piyasaya çıkıyor; kitap adı, yazar adı, yayınevi adı kapakta yazarken sizin adınız iç sayfalarda ufacık yazıyor. Hatta yazmayanlar bile var. Kitap satış sitelerine giriyorsunuz; sayfa sayısına kadar kitabın künyesi verilirken sizin adınız yok. Okurlar, bloggerlar yorum yapıyor; yazara övgüler yağdırıyor; yayınevine teşekkür ediyor; sanki kitap Türkçe yazılmış. Bu, gerçekten saygısızlık. Acilen “Dur!” denmesi gereken bir saygısızlık.

cartamano

Dernek çatısı altında birleşmek ve haklarımızı aramak konusuna gelince… Birlikte hareket etmek kesinlikle olması gereken şey. Ancak ben bunun başarılacağına inanmayanlardanım. İki sebepten dolayı. Birincisi egosu çok yüksek bir meslek grubuyuz. Yanlış anlaşılmasın buna ben de dahilim. “En doğru” hep bizim çevirimiz. Sorulan her soru, her paylaşım hoş olmayan yorumlara hedef oluyor. Karşı taraf hiç bir şey bilmiyor, “en doğrusunu” biz biliyoruz. Esnekliğimiz yok. Dolayısıyla birlikte hareket etme şansımız olduğuna inanmıyorum.

İkincisi ise dernekleşme konusundaki görüşüm.Dernekçiliğin içinde bulunmuş ve nasıl işlediğini bilen biri olarak dernekleri partilere benzetiyorum. Başta büyük hayallerle başlayan her dernek sonunda birilerinin iktidar hırsına yenik düşüyor. Kutuplaşmalar, tartışmalar başlıyor, çıkar çatışmaları devreye giriyor ve dernek işlevini yitiriyor. Benim deneyimlerim hep bu yönde oldu; belki de o yüzden uzak duruyorum, sıcak bakmıyorum. ÇEVBİR çok farklı olabilir; iç yapısını gerçekten bilmiyorum. Yaşadığım “dernek” deneyimleri sonucu bir türlü elim gitmedi üyelik formu doldurmaya. Bu yazdıklarım belli bir derneği hedef almıyor; lütfen yanlış anlaşılmasın. Bütün dernekler için hissettiğim bu. Tamamen kişisel bir görüş.

Özün sözü…

Düşüncem şudur ki…

Adımızın yazmamasına, ücretlere, çalışma koşullarına… Konu ne olursa olsun çevirmen hakları adına başlatılan her tür eyleme imzamı atarım. Benim alanım olmasa bile. Sonuçta hepimiz aynı pastanın dilimlerini paylaşıyoruz. Biz, kitap çevirmenleri, bundan mustaribiz. Bir arkadaşımız da diğer konularda bir kampanya başlatsın destek verelim.

 

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 15 Aralık 2014 by in Çeviri, Kişisel, Tüm Yazılarım and tagged , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: