Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Ya masaldaki yakışıklı prens kötü adamın ta kendisiyse…

Saat sabahın dördü… Etraf kapkaranlık… Çıt çıkmıyor… Yanan tek ışık bizim evde… Duyulan tek ses çalışan klima ve bilgisayar tuşları… Haa bir de Ada’nın (kendisi köpeğim olur) horultusu…

Bir haftadır üç saat uykuyla devam eden maceranın bitmesine yarım gün kalmış… Bir başka şehirde, bir başka bilgisayarın başında tırnaklarını yiyen bir editör… Biten her bölüm ona gidiyor, kontroller yapılıyor. Arada bir mesaj atılarak çevirmene moral veriliyor. Arada bir paniğini belli eden mesajlar gönderiyor, çevirmen onu rahatlatmaya çalışıyor. Yolu yok yetişecek.

Ve yetişti…

Başa dönersek…

Elimdeki çeviriyi teslim eder etmez Sempre’yi çevirmeye başlayacaktım. Süre rahattı, sorun yoktu. Hatta birkaç gün dinlenme şansım olacaktı.

Her şey planlı giderken Tuğçe’den bir telefon geldi ve macera başladı. Sempre’nin çıkış tarihi değişmişti, onun yerine aynı yazarın başka bir kitabı çevrilecekti. Süre çok kısıtlıydı. “Yaparım,” dedim. Başladım da. Sorunsuz gidiyordu. Evet süre kısıtlıydı ama her şey planlanmıştı ve kitap tam zamanında teslim edilecekti. Hem de uykusuz kalmadan.

10968434_940608329306773_293938643481695618_n

Kitap tanıtımları başladı, matbaa ayarlandı, çıkış tarihi duyuruldu, kapak tasarımı yapıldı, Yabancı Yayınları’nın değişmezi olan harika ayraçlar hazırlandı, kitap ön satışa girdi. Sona doğru yaklaşırken bir anda her şey alt üst oldu. Beş gün çok yüksek ateşle gözümü bile açamadan yattım. Değil çeviri yapmak kendi varlığımdan bile bihaberdim. Çevirmen arkadaşlarım o beş günün ne kadar önemli olduğunu, o beş günde kaç sayfa geri kalındığını çok iyi bilirler. Yüksek ateşle birkaç gün yatan herhangi biri de ayağa kalkılsa bile o sürenin beş günün çok üzerinde olduğunu bilir. Yani beş günden sonraki birkaç gün de çok verimli bir süreç olmadı.

Ve geldik son haftaya… Panik başladı. Yetişmek zorunda, süre kısıtlı… Bir günde çevirebildiğim sayfa sayısına bakıyorum moralim bozuluyor. Tuğçe’ye bir şey belli etmemeye çalışıyorum panik olmasın diye. Gerginlik diz boyu. Evde terör estiriyorum resmen. Başka hiçbir işe dokunmadan bilgisayar başındayım. Ne yemek yapıyorum, ne ortalık topluyorum ne de kendimle ilgileniyorum. Sırtım ağrıyor, kollarım uyuşuyor, parmak uçlarım sızlıyor, beynim duruyor. Ben yazıyor, yazıyor, yazıyorum.

Bir hafta en fazla 4 saat uyku ile böyle geçti. Bitmiyor… Yazıyorum, yazıyorum ama bitmiyor. Genelde iki adobe sayfası bir word sayfasına denk gelir. Bu kitapta ise bire bir. Bu bir sorun değil gibi görünüyor olabilir ama öyle değil. Birincisi karakter sayısı fark ediyor, ikincisi ve asıl önemlisi moral oluyor. 🙂 Sayfalar daha hızlı akıp gidiyormuş gibi geliyor, daha çok sayfa çevirdiğinizi hissediyorsunuz. Bunda öyle olmadı, o sayfa bir türlü bitmedi.

Son geceyi uykusuz, bol kahve, bol abur cubur, daha çok ağrı ile geçirmek kaçınılmazdı. Öyle de oldu. Sadece sabah beş civarı artık ne ekranı ne tuşları göremeyecek duruma gelince Tuğçe’ye bir mesaj attım: “Ben bir saat kadar kestiriyorum. 6:30’da bilgisayar başında değilsem beni ara mutlaka.” Ve sağ olsun bana on beş dakika daha vererek 6:45’de aradı. Son sayfalar 15:30’da teslim edildi ve kitap 17:00’de matbaaya girdi. Bu süreçte canım kızım Yaprak Onur’un emeğini de unutmamak lazım. Okuma yapmaya zaman harcamayayım diye hemen devreye girdi ve çevrilen her bölüm ilk okuma için önce Kanada yolculuğu yaptı. 🙂 Sevgili çevirmen arkadaşlarım Güneş Becerik Demirel, Aslı Dağlı ve Onur Kınacı Birler de zaman zaman kendi işlerini bırakıp boks ringindeki boksöre moral veren antrenör gibi “Yaparsın, ha gayret” mesajlarını ve kafam durduğu andaki desteklerini hiç esirgemediler.

İşte Gözlerindeki Canavar böyle hazırlandı. J.M. Darhower’ın erotik-romans kitabı.Monster 20 Şubat’ta okurla buluşuyor. Ignazio Vitale ile tanışmaya hazır olun. Nam-ı diğer Naz ile.

Onu en iyi tanımlayan cümle şu:

Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü… İstediğim her şey, ihtiyacım olan son şey.

Büyük bir aşk… sürpriz bir son…

Bu kitaptan sonra yeni aşklara yelken açarken iki kez düşüneceksiniz. Masallardaki yakışıklının kötü adamın ta kendisi olma ihtimali olabilir.

Belki de değildir. Okuyun, karar verin.

Reklamlar

4 comments on “Ya masaldaki yakışıklı prens kötü adamın ta kendisiyse…

  1. Sosyolog Görünümlü Sekreter
    15 Nisan 2015

    Aslı ( 24 Saat Açık Kitapçı) benim tanıdığım ilk çevirmen ! Onunla Gökyüzü Kütüphanesi vasıtası ile tanıştıktan sonra açıkçası siz çevirmenler ve yorumlarınız daha bir ilgi alanıma girmeye başladı.Ve yayınlarınızı okudukça,emeğinizi,uykusuz gecelerinize ekrandan da olsa şahit oldukça hepinizi sarıp sarmalayasım geliyor.Emeğinize sağlık !
    Sevgiyle

    Liked by 1 kişi

  2. Arzu Altınanıt
    3 Mart 2015

    Çok teşekkürler. Sizin gibi düşünen okurların artması dileğiyle 🙂

    Beğen

  3. Nevin Turgut
    3 Mart 2015

    Bir gün ablam bana gittiği kitap fuarında bir kitabın çevirmeninden imza aldığını söylemişti. Çok şaşırmıştım “O mu yazdı?” Diye düşünmeden kendimi alamadım. Ta ki berbat çevirisiyle hiçbir şey anlamadığım bir kitap Okuyunca ya kadar.
    Meğer çevirmen kitabın can damarıymış. Vücuda kan pompalayan kalp gibi çevirmen de sayfalarda gerekli duyguyu yansıtabilmek için onlarca kelimenin içinde doğru kelimeyi bulup bize oradaki duyguyu ve yabancı dildeki bir eseri kendi dilimizde okuma özgürlüğünü verenmiş. Sizin yazdıklarınıza bakınca da bazen insan üstü çaba gerektiren yorucu bir meslekmiş çevirmenlik.
    Uzun süredir kitap alırken kitabın konusunu okuduktan sonra yaptığım ilk şey çeviri kime ait diye bakmaktır. Bildiğim çevirmenler olunca göz kapalı tereddütsüz alırım.
    Yazarın sözlerini birebir çevirerek bize her duyguyu kitabın içinde yaşayabilme ve dilimizde okuma özgürlüğünü sunan siz çevirmenlerimize çok çok teşekkür ederim.
    Sevgiyle kalın…

    Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: