Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Neler Yaptım?

Son yazımın üzerinden neredeyse bir ay geçtiğini fark edince çocuğunu ihmal eden anne duygusuna kapıldım. Vicdan azabını rahatlatmak adına bahaneler üretmeye başladım. 🙂 Boluguma sevgi sözcükleri fısıldayarak “bu ihmal değil, zaman bulamadım. Nelerle uğraştım, başıma neler geldi bir bilsen,” dedim. Çok yoğun bir ay geçti. Çeviri, kitap fuarı, hastalık…

37c90-indirÖncelikle uzun zamandır elimde sürünen The Garden of Burning Sand, Türkçe adıyla Kızgın Kum Bahçesi nihayet teslim edildi. Feniks Kitap’ı sabrı ve anlayışı için gerçekten tebrik ediyorum. Kızgın Kum Bahçesi, Güneşin Kızları‘nın yazarı Corban Addison’ın ikinci kitabı. Uzun süre önce başladım çevirmeye. Sağlık, ailevi sorunlar, araya giren acil çeviriler yüzünden bu güne kadar geldi. Sadece çevirmesi değil, çeviri sonrası okuması bile çok uzun sürdü. 2 gün önce sabaha karşı nihayet teslim edildi ve sanırım kısa süre sonra raflardaki yerini alacak. Yine yürek burkan, farkındalık yaratmayı amaçlayan, işin hukuksal boyutlarını sorgulayan bir kitap yazmış Corban Addison. Detaylarını bir sonraki yazımda paylaşacağım. Gerçekle içiçe geçmiş bu hikâyeyi henüz sindirmeye çalışıyorum. Şu kadarını söyleyeyim: Kuyeya’nın hikâyesi içini acıtacak, yozlaşmış adalet sitemi sinirlerinizi hoplatacak.

Artık şu çeviriyi teslim edeyim savaşı verirken ciddi boyun ve kol ağrılarım başladı. Elbette sonuç meslek hastalığı boyun fıtığı. Asla azla yetinmeyen ben bunda da aynı şeyi yapmışım. Biri sırtımda olmak üzere dört fıtık. Boynumdakiler biri de yırtık. Ameliyata çeyrek kala durumu yani. Şimdilik fizik tedavi devam ediyor. Sonrası Allah Kerim.

Çevirim geçikmiş, boynum patlamış olsa da burnumun dibinde kitap fuarı olur da ben durur muyum? Boynumda boyunluk, kucağımda laptop atladım otobüse, doğru İzmir’e. İki günü kitap fuarında geçirip hem ganimetlerimi topladım hem arkadaşlarla birlikte oldum hem de yeni insanlarla tanıştım. Hatta sevgili meslektaşım Sevinç Seyla Tezcan’la tanışmakla kalmadım bir de son çevirisi Aşk ve Son Kullanma Tarihli Diğer Şeyler‘i imzalı kaptım. Çok keyifli geçti. Fuara çevirmenler çıkartması yaptık resmen. İlk gün içeri girdiğimizde Güneş’in kurduğu cümle neden bu işin içinde olduğumuzu çok güzel açıklıyordu: “Bu kokuya bayılıyorum.” Evet, o kokuya bayılıyorum. Orada olmak cennette olmakla eş anlamlı. Yabancı ve İthaki Yayınları’nın muhteşem ekibiyle geçirdiğimiz keyifli, bol sohbetli -elbet konu kitap ve çeviri- akşam ise işin tuzu biberi oldu.

11138657_10153830987627222_5686226580498939521_n

Yabancı Yayınları’nın editörü Tuğçe Nida Sevin ve çevirmenler çetesinin üç elemanı Aslı Dağlı, Onur Kınacı Birler ve bendeniz

Aynı kadro ve Güneş Becerik Demirel

Aynı kadro ve çevirmenler çetesinin bir diğer üyesi Güneş Becerik Demirel

11156383_10153831626292222_4692847363173549908_nDöner dönmez yine iş başı… Tersyüz‘ün
yazarı Amy Harmon’ın yeni kitabını bekleyenlere müjde. A Different Blue çevirisi başladı.

Ve elbette İzmir Kitap Fuar’ından alınan kitapların okunması da hemen başladı. İlk olarak Kamarilla ile başladım. Onunla ilgili yorumumu da kitap bitince okuyacaksınız. Okumaya henüz başladım ama ipucu vermem gerekirse çevirmen gözüyle pek olumlu yorum yazamayacağım sanırım. Yine de belli olmaz. 🙂

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: