Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Bir Facia: Kamarilla

Önce virgüllere taktım. Neredeyse her kelimeden sonra kullanılan virgüllere… Sanki gökten sağanak halinde virgül yağmış ve her tarafı sel basmıştı. Öylesi yanlış yerlerde öylesi gereksiz kullanılmıştı ki kitap tüm akıcılığını yitiriyordu. Editörden kaynaklanıyor olabilir dedim ve devam ettim.

11059724_10153848532237222_2177928352292965436_n

Ardından çeviride bir şeyler rahatsız etti beni. Önemli değil, yorgunluktan gözden kaçmıştır, hepimizin hataları oluyor dedim ve devam ettim.

Sonra şu cümleyi gördü gözlerim: Otomatik olarak, iki berbat şekilde mor gözün egemen olduğu yüzüne baktı. Biraz daha şans vereyim, olur böyle şeyler dedim ve devam ettim.

Yastığın üzerinde ‘hoşgeldin,’ diyen nane şekerine yazarın tarzıdır dedim ve devam ettim.

Yeterince BÜYÜK bir bütçem olursa… cümlesine de takılmadım ve devam ettim.

Tutucu bikini ağdası neyse ne dedim ve devam ettim.

Özne yüklem uyuşmazlıklarını görmezden geldim ve devam ettim.

Amaaa…

78. sayfada gördüğüm cümle YETER dedirtti ve kitabı elimden fırlattım.

Şöyle yazıyordu: Liverpool’un yeni yumurtlanmış ışıl ışıl faunasına dönelim. 

Şaka yapmıyorum, gerçekten yazan buydu.

738494Daniel O’Malley’in Kamarilla adlı kitabından söz ediyorum. İzmir Fuarı’nda April Yayınları standında arka kapak yazısını okumuş ve büyük bir heyecanla almıştım. Elimdeki kitap biter bitmez ona başlayacaktım. Aslı’nın çevirisi Gezginler var şu sıralar elimde. Gezginler öyle güzel, öyle dolu, öyle sindire sindire okunması gereken bir kitap ki fizik tedavi sırasında bir şeyler kaçırırım korkusuyla onu evde bıraktım ve böyle bir ortamda keyifle okunacak, eğlenceli bir kitap olduğunu düşünerek  yanıma Kamarilla’yı aldım.

Sonuç tam anlamıyla bir facia. Kitabı bitirebilmem mümkün değil. İlk fırsatta orijinalini bulup okuyacağım. Yazık olmuş; gerçekten yazık olmuş. Böylesi baştan savma bir çalışmayı aklım almadı. Ufak tefek hataların olabileceğini savunan, hepimizin hata yapabileceğini söyleyen bir çevirmenim ben. Ama bu başka bir şey. Bu baştan sona hata dolu, kitabı öldüren, okuru aptal yerine koyan bir çalışma. Çok merak ediyorum çevirmen kitabı teslim etmeden önce okudu mu? Okuduysa bunları nasıl görmedi? Editör nasıl fark etmedi? Nasıl oldu da April gibi bir yayınevi bunu okurla buluşturdu?

Kısaca gerek çevirmen, gerek editör, gerekse April nasıl oldu da bu kitaba isimlerini koydu?

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 5 Mayıs 2015 by in Çeviri, Kitap Yorumları, Tüm Yazılarım and tagged , , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: