Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Hayattan Gerçekten Bıktıysanız Bu Gece Sizi Bir Buluşmaya Götüreceğim

 

Viktorya döneminin Londra’sında yaşayan Prens Florizel ve en güvendiği dostu, sadık hizmetkârı  Albay Geraldine’nin yolu ilginç bir adamla keşişir. Maceraperest Prens Florizel, Albay’ın tüm itirazlarına rağmen adamın peşine takılır ve hep birlikte bir kulübe giderler. Dışarıdan bakıldığında herhangi bir kulüpten farklı olmayan bu yer bir intihar kulübüdür. Yaşamlarına son vermek isteyen ama buna cesaret edemeyen adamların kendi istekleri ile katıldıkları bir kulüp… Her gece bir kumar oynanır. Ölüm-kalım kumarıdır bu. Bütün üyeler bir masanın etrafında toplanır ve başkan sırayla iskambil kağıtlarını dağıtır. Maça ası çıkan öldürülecek kişidir, katili ise sinek ası çıkan kişi… Yani kazananın ölüm olduğu bir kumardır. Cinayetin kılıfının hazır olduğu, maça asını bulanın masadan mutlu kalktığı bir kumar… Kazananın ölüm olduğu bir kumar… Prens ve Albay, kaza süsü verilmiş bu intiharlara, diğer bir deyişle katili seçilen bu cinayetlere, hayatla oynanan bu kumara  son vermek için bir saef6fd8b8-f2d0-4e73-97fd-f4d55246b760vaş başlatırlar ve olaylar gelişir.

İntihar Kulübü adlı eserin yazarı aslında tüm okurların çok iyi tanıdığı bir yazar ve şair… Define Adası ve  Dr Jekyll ve Mr Hyde’nın yazarı Robert Louis Stevenson. Gizemli tarzını her zaman sevdiğim yazarlardan biri. İntihar Kulübü de aynı gizeme sahip. Bu yüzden çok severek okudum.

Kitap, birbirlerine bağlı üç bölümden oluşuyor: Kremalı Turtalı Genç Adamın Hikayesi, Doktor ile Saratoga Sandığının Hikayesi ve Fayton Macerası. Her bölüm “…. (diyor Arap yazar)” diye bitiyor.

İntihar Kulübü, aslında orijinali New Arabian Nights adını taşıyan ve içinde altı farklı hikaye olan kitabın hikayelerinden biri. Diğerleri The Rajah’s Diamond, The Pavilion on the Links, A Lodging for the Night – a Story of Francis Villon, The Sire de Maletroit’s Door, Providence and the Guitar. Yalnış bilmiyorsam kitabın tamamı Türkçe’ye çevrilmemiş. Çevirilen sadece İntihar Kulübü. Nedenini bilmiyorum.

Farklı yayınevleri tarafından basılmış bir eser. Ben İhtaki Yayınları’ndan çıkanı okudum. Aslıhan Kuzucan’ın çevirisiyle. Çeviri de ‘çeviri hatası’ denebilecek bir yer yok. “Keşke bu kelimeyi değil de şunu kullansaydı,” diye düşündüğüm bir kaç yer oldu ki bu hepimizin çevirisi için geçerli. Bir kaç cümlede de sıralama hatası gözüme çarptı. Sanırım editörlerin gözünden kaçmış. Bunlar çeviri hatası olarak nitelendirilemez, editör hatası demek ya da nazik davranıp gözden kaçmış demek daha doğru. 🙂 Her kitapta oluyor maalesef. Beni rahatsız eden tek şey ne varsa onun çevrilmiş olmasıydı. Bu demek diyeceksiniz şimdi? 🙂 Çeviride hata yoktu dedikten sonra bu tuhaf bir söylem, haklısınız. Demek istediğim şu: İngilizce metnin her kelimesi eksiksiz ve olduğu gibi çevrilmiş, Türkçe nasıl daha iyi ifade edilir diye düşünülmemiş hissi verdi bana. Bu da akıcılığı bir nebze de olsa yok etmişti. Doğru olanın bu olduğunu savunanlar da olabilir ki o görüşe de saygım sonsuz. Kişisel olarak benim görüşüm doğru çeviri ve Türkçe akıcılık yönünde. Çeviri kitap okuyorum duygusunu almak hoşuma gitmiyor çünkü. Bu kitapla ilgili tek sorunum bu oldu.

 

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 23 Kasım 2015 by in Kitap Yorumları, Tüm Yazılarım and tagged , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: