Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Çevirmen Olmak İstiyorum

Gençlerden çok sık mesaj alıyorum. “Ben de çevirmen olmak istiyorum, neler önerirsiniz? Neler yapmalıyım? Nelere dikkat etmeliyim?” diye soruyorlar. Öyle içten, öyle tatlı yazıyorlar ki her birine tek tek cevap vermeye çalışıyorum. Bu sorulara bir de blogumda cevap vereyim istedim. Öncelikle belirtmeliyim ki bu konuda bir uzman değilim. Evet, bir çevirmenim. Evet, bu konuda deneyim sahibiyim. Ama bu işin akademik boyutunda çalışan, çeviri konusunda öğrenciler yetiştiren biri değilim. Dolayısıyla yazacaklarım tamamen kişisel düşüncelerim, kişisel deneyimlerimdir. Hatalı olduğunu düşündüğünüz bir konu varsa seve seve duymak isterim. Ayrıca yazacaklarımın hemen hemen hepsi edebi çeviriye yönelik olacaktır. Benim çalıştığım alan o çünkü.

Ben de çevirmen olmak istiyorum, ne yapmalıyım sorusuna yanıt vermeden önce sorduğum sorular var?

  1. Yabancı dil bilgin ne düzeyde?
  2. Kendi diline ne kadar hakimsin?
  3. Çevirinin hangi alanında uzmanlaşmak istiyorsun?

Bu soruların yanıtlarını vermek / verebilmek çok önemli.

Öncelikle çeviri yapılacak yabancı dili çok iyi bilmek gerekiyor. Sadece konuşmak yetmez; kültürüyle, edebiyatıyla, yaşam biçimiyle tanımak şart. Elbette her şeyi bilmemiz mümkün değil. Yeri geliyor hepimiz saatlerce, hatta günlerce araştırma yapmak zorunda kalıyoruz. Bu durumda araştırma yapmaya, yeni bir şeyler öğrenmeye hevesli olmak şart. Çeviri sırasında Türkçe karşılığı net olsa bile ‘bir gariplik var’ hissi uyandıran konuyu mutlaka araştırmalıyız. Çok farklı yerlere gidebiliyoruz. Bir dili ne kadar iyi bilirseniz bilin, dönüp sözlüğe bakmaktan, araştırmaktan vazgeçmeyin. Öyle anlar olur ki en iyi bildiğim kelime için bile sözlüğe bakmaktan çekinmem. Aklınıza gelmeyen bir şey çıkabiliyor karşınıza.

‘Bir gariplik var’ hissine ben ‘çevirmenin iç sesi’ diyorum. Bu sahip olunması gereken bir özellik. Şöyle ki: Bir cümleyi çeviriyorsunuz, çevirisi doğru ama öncesindeki bir cümleyle uyuşmazlık hissediyorsunuz ya da birkaç bölüm önce çevirdiğiniz bir yerle tezatlık olduğunu fark ediyorsunuz. ‘Bana ne, yazar böyle yazmış’ dememek gerekir. Bu tür durumlarda ya altından başka bir şey çıkıyor ya da yazar cümlenin anlamını değiştiren o ufacık kelimeyi atlamış, tek bir harfi yanlış yazmış olabiliyor. Yazara dönüp sorduğum ve ‘Good catch, Arzu. Thank you,’ cevabı aldığım epey yer oldu şimdiye dek.

Yani iç sesinizi mutlaka dinleyin. Kesinlikle doğru çıkıyor.

İkinci konuya gelince…”Kendi dilim, elbette Türkçe biliyorum,” demeyin. Bizler Türkçe konuşuyoruz. Türkçe bilmek başka bir şey. Ayrı yazılması gereken kelimeler, eklerden söz bile etmiyorum ki günümüzün en büyük sorunlarından biri bu. 140 karakterle kendimizi ifade etmeye çalıştığımız sosyal medya yüzünden işler iyice çığrından çıktı. Yanlış yazıla yazıla sanki doğrusu öyleymiş gibi gelen kelimeler de ayrı bir dert. Bu konularda sorun varsa bu işe hiç başlamayın zaten. Türkçe hakimiyeti derken benim kast ettiğim oynayacak, evirip çevirecek kadar iyi bilip bilmediğiniz. Sözlükte karşılığı yazan kelime tam oturmuyorsa alternatifler neler olabilir, yazarın kullandığı cümleyi biz nasıl söylüyoruz sorularına doğru cevap verecek kadar bilip bilmediğiniz. Kilit nokta özellikle ikincisi. Biz nasıl ifade ediyoruz? Unutmayın sizin çeviriniz bir Türk tarafından okunacak. O yüzden onun akıcı bulması ve keyif alması önemli. “Çeviri değil de Türkçe yazılmış bir eser gibi okudum,” dedirtebiliyorsanız başardınız demektir. Bunu sağlamak için yazım diline de hakim olmak zorundasınız. Ve yazmayı sevmeniz gerek. Eğer duygularını yazarak daha iyi ifade edenlerdenseniz büyük bir adım atmışsınız demektir. 😀 Ancak bunun büyük bir de riski var: yazarın tarzını bozmak. Aman buna dikkat. Hem okunur olacak hem de yazarın tarzı korunacak. İşin püf noktası bu.

Gelelim üçüncüye… Ben bir çevirmenin alanını seçmesi ve o alanda uzmanlaşmasını savunanlardanım. Elime ne gelirse çeviririm yaklaşımını doğru bulmuyorum. Önce teknik çeviri mi edebi çeviri mi kararını vermek gerek. Teknik çeviri istiyorsanız onda da alan seçmek gerek. Ben teknik çeviri konusunda ahkam kesemem, çünkü çalışmadığım, bilmediğim bir alan. Bu yüzden teknik çeviri diyenleri bu işi yapan arkadaşlara yönlendiriyorum. Ama edebi çeviri konusunda bir şeyler söyleyebilirim. Dediğim gibi sadece kişisel görüşüm bunlar. Edebi çeviri istiyorum diyen gençlere ikinci sorum şu oluyor: “Kitap okuyor musun?” Bu soruya “Hayır,” yanıtı alırsam “Hiç başlama,” diyorum. “Okuyorum ama tek tük,” yanıtına da aynı cevabı veriyorum. Kitap okumaktan keyif almayan biri edebi çevirmen olamaz. Hem keyif almaz hem de roman diline alışık değildir. Kitabı elinden bırakmayanlardan olması şart. Evet, zaman içinde bu hız düşüyor belki ama yine de zamanında dünya edebiyatını yalayıp yutmuş ve hâlâ başucunda bir kitap olan, her gün mutlaka okuyan biri olmalı. Hem de her tür. Sadece popüler kitaplar değil.

Şimdi gelelim ne yapmam gerek sorusuna…

Nasıl başladığımı soranlara şunu söylüyorum: “Ben tesadüfen başladım ama çok sevdim ve devam ettim. Dolasıyla ilk adımı nasıl atman gerektiği konusunda ancak öneri de bulunabilirim.”

O önerimlerim de şunlar:literary-translation

  1. Yayınevleriyle bağlantı içinde olun. Fuar stantlarında görev alarak bile başlayabilirsiniz. Sizi tanımalarını sağlayın.
  2. Okumalar almaya çalışın. Yabancı diliniz çok iyiyse basılıp basılmama konusunda karar aşamasındaki bir kitabı okuyup rapor hazırlamayı teklif edin.
  3. Ufak tefek çeviriler yapın. Bol bol deneyin. En iyisine ulaşana kadar devam edin. (Asla en iyisi olmayacaktır, bunu da unutmayın.) 😀
  4. Çeviri bir kitap okurken bazı cümlelerde bunun orijinali ne olabilir diye düşünün. İmkanınız varsa kıyaslayın.
  5. Yayınevlerinden deneme çevirisi isteyin.
  6. İlla büyük yayınevlerinden başlayacağım diye uğraşmayın. Adım adım gitmeyi göze alın. Tek dikkat edeceğiniz paranızı alabileceğiniz yayınevi olması.
  7. Takıldığınız bir yeri başkalarına sormaktan çekinmeyin. “Bu da sorulur mu? Benimle dalga geçerler,” demeyin. Sizin gözünüzden kaçmış bir şeyi başkası görebilir. Sizin ifadenizden daha güzel bir ifade gelebilir. Beyin fırtınası candır. Bırakın dalga geçen geçsin. Bu, o kişinin ayıbıdır.
  8. Çevirdiğiniz herhangi bir yazıyı hemen teslim etmeyim. Mutlaka okuyun. Hatalarınızı düzeltin, bütününe bakın.
  9. Mutlaka bir not dosyası açın. özel deyişleri, belli özel isimleri, önemli noktaları oraya not alın ki kitabın bütününde aynı ifade kullanılsın.
  10. Eğer aldığınız kitap çevirisi bir serinin bilmem kaçıncı kitabıysa bütünlüğü sağlamak için önceki çevirileri mutlaka okuyun. Özel kullanımları not alın ve kendi çevirinizde de onları kullanın. Yoksa seriyi katleden çevirmen olarak anılırsınız. 😀
  11. Yukarıda da yazdığım gibi bol bol okuyun. Gündemi takip edin. Araştırın. Farklı kültürleri koklayın.
  12. Çevirilerinize gelen olumlu eleştirilere mutlu olduğunuz kadar olumsuz eleştirileri de dikkate alın. Kendinizi sorgulayın. Kabul ediyorum bazen çok saçma eleştiriler gelebiliyor. Onlara da gülüp geçmeyi öğrenin.
  13. Sosyal yaşamınızın etkileneceğini, uykusuz geceler geçireceğinizi, bol kahve tüketeceğinizi unutmayın. 😀
  14. Ve asla pes etmeyin. Bu işi gerçekten yapmak istiyorsanız asla pes etmeyin.
Reklamlar

10 comments on “Çevirmen Olmak İstiyorum

  1. gül
    5 Şubat 2017

    Arzu Hanım Merhaba

    Bir sorum var, daha doğrusu bir konuda fikrinizi almak istedim. Bundan beş yıl önce bir kitap çevirmiştim. Yayınevi yayınlamadı kitabı. Şözleşmem bitmek üzere başka bir yayınevi buldum ancak ilk başta paramı 1.yayınevi ödediği için bu yayınevinden para talep etmedim. Sonrasında kendimi enayi gibi hissettim. Kitabın çıkmasını çok istediğimden yapmıştım ama sonra pişman oldum. Para talep etmeliyim değil mi?

    Beğen

    • Arzu Altınanıt
      5 Şubat 2017

      Merhaba Gül Hanım, telif hakkı sizde olan bir çevirinin herhangi bir yayıneviyle sözleşmesi bitip başka bir yayınevine verilmesi durumunda elbette telif ödemesi yapılması gerek. Kesinlikle etmeliydiniz.

      Beğen

      • gul
        5 Şubat 2017

        Fikrimi değiştirdiğimi soyliyeceğim. Çünkü kendimi kotu hissediyorum. Peki kendi telif hakkımı nasıl hesaplarım?

        Teşk ederim yanıtınız için.

        Beğen

      • Arzu Altınanıt
        5 Şubat 2017

        Telif ücreti kitabın basım adeti çarpı KDVsiz satış fiyatının yüzde 7-10 arası olarak hesaplanıyor. Yüzdeyi yayıneviyle konuşmanız gerek. Dikkat etmeniz konu basım adetinin 2000’in altında olmaması.

        Beğen

  2. Ayşe Nur
    7 Aralık 2015

    Yazınız için teşekkürler.

    “Çeviri bir kitap okurken bazı cümlelerde bunun orijinali ne olabilir diye düşünün. İmkanınız varsa kıyaslayın.” demişsiniz. Okuduğum kitapların neredeyse tamamını İngilizce kitaplar, sıklıkla ARCler (advance review copy) oluşturuyor. Bu yüzden ben biraz da tersini yapmış oluyorum, yani “Acaba bu ifade/cümle Türkçeye nasıl çevrilir?” diye kafa yoruyorum. Aslında benim için bir nevi alışkanlık oldu, farkına bile varmıyorum bazen. Tabii karşıma Türkçede benzer bir karşılığı bulunmayan veya karşılığını bulamadığım ifadeler çıkıyor. Mesela İngilizce romanlarda çok sık kullanılan bir kelime var, “snort”. Sözlüklerde karşılığı “burnundan solumak” olarak verilmiş. Evet, burundan solunarak yapılan inanmazlık belirten bir küçümseme hareketi. Ancak burnundan solumak Türkçede “çok öfkelenmek” anlamına geliyor. Buna benzer Türkçede kullanılan “burun kıvırmak” var, yine bir burun hareketi ve küçümsemek, beğenmemek anlamına geliyor; ama tam bir karşılık değil, çünkü yapılan hareket tamamen farklı ve “inanmazlık” belirtmiyor.

    Kullanımı da aşağıdaki gibi:

    “This is a crime against you, and more important, a crime against our benevolent Masters.”

    I snorted. Fancy words and legal mumbo jumbo didn’t erase the fact that these “criminals” were just doing what all Unregistereds did to survive.”

    Liked by 1 kişi

  3. KARAÇOBAN Aytekin
    6 Aralık 2015

    Bir şair/çevirmen olarak her sözcüğüne katılıyorum. Bu işe teni başlayan ya da başlamak isteyen bir gence bundan daha güzel bir yazı sunulabilir mi, bilemiyorum. Aytekin KARAÇOBAN

    Liked by 1 kişi

  4. Gökçe Üstündağ
    6 Aralık 2015

    Kesinlikle her kelimesine katıldığım çok faydalı bir yazı olmuş. Yardımcı olduğunuz taze çevirmenlerden biri olarak tekrar çok teşekkür ederim 🙂

    Liked by 1 kişi

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 6 Aralık 2015 by in Çeviri, Kişisel, Tüm Yazılarım and tagged , , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: