Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Kitap Okumaktan Nasıl Nefret Ettirilir?

Bugün anne ve eğitimci yanım kabardı. 🙂

Geçen gün yeğenim bizdeydi. Kendisi Lise 3 öğrencisi; tahmin edeceğiniz gibi üniversite sınavına hazırlanıyor. İyi bir kitap okuru. Kızım, ben ve o birlikte olunca konu doğal olarak kitaplara geldi. Üstelik TÜYAP’tan yeni dönmüştük. Bir sürü yeni kitapla hem de. İstediğini almasını söylediğim zaman şu aralar buna zamanı olmadığını söyledi. Haklıydı elbette. Önünde üniversite sınavı gibi bir bela var. Ancak öğrendim ki sebep sadece bu değil. Asıl sebep edebiyat öğretmeninin tüm sınıfa okumaları için ödev olarak verdiği kitap listesi. Okumak istediği bir sürü kitap var ama onlar değil.

Hangileri olduğunu sorduğumda aldığım cevap karşısında resmen şok oldum. Aklımda kalanlar Mai ve Siyah ile Taaşuk-ı Talat ve Fitnat. O sırada annemle babam da yanımızdaydı ve çok doğru bir seçim olduğunu, bunların okunması gerektiğini savundular. Yeğenim (ve kızım) yüzlerini buruşturdular.

O an durup düşündüm. O yaştaki bir genç bunları okumak zorunda mıydı gerçekten? Okumak istemediğin kitapları sırf ödev diye okumaya çalışmak nasıl bir duygu? Üstelik okumaya can attığı bir sürü kitap varken. Okuma alışkanlığı kazandırma çabası böyle bir durumda ters tepmez mi?

Annem ve babam klasiklerin okunması gerektiğini, onlar okunmadan kitap okuru olunamayacağını dile getirdiler. Klasikleri okumuş hem de çok severek okumuş biri olarak onlara bir yere kadar hak versem de katılmadığımı söyledim. Gerekçelerim şunlardı:

‘Bizim zamanımızda…” diye başlayan cümlelerden nefret etsem de öyle başlayacağım. 🙂

Bizim zamanımızda ya oyun oynardık ya ders çalışırdık ya da kitap okurduk. Dünya ile bu kadar entegre değildik. Dünyada yeni çıkan kitapları takip etme, onlara ulaşma şansımız yoktu. Bize sunulanla yetinmek zorundaydık. Orijinal kitap getiren sadece bir kitabevi vardı: Haşet. O da genellikle klasikleri, hatta ağırlıklı olarak “simplified edition” diye adlandırılan basitleştirilmiş ve kısaltılmış hallerini getirirdi. Dolayısıyla Türkçeye ne çevrilirse onu okurduk. Ya da Türk yazarları. Internetten araştırma, Instagramdaki paylaşımları takip etme, blog yazılarını okuma, yayınevlerinin web siteleri takip etme, Goodreads’e üye olma gibi bir şansımız yoktu.

Oysa şimdiki gençler bunların hepsine bir tuşla ulaşıyorlar. Hatta çok daha fazlasına. Dünya ile bütünleşmiş durumdalar. İlgilerini çeken, dikkatlerini dağıtan şey sayısı inanılmaz boyutta. Hızla değişen bir hayatı yakalıyorlar. Bu yüzden de daha eğlenceli, daha güncel, daha farklı şeylere ilgi duyuyorlar.

Bu durumda bu çocukları söz konusu kitapları okumaya zorlamak ne kadar doğru? Bu yaklaşım onu bir kitap okuru mu yapar yoksa kitaptan nefret etmesine mi neden olur?

kids-books-hate-parents

Bence ikincisi. Kitap okuru bir anne olarak kızımın da okuma alışkanlığı kazanması için ciddi anlamda emek harcadım. Kendi doğrularımla… Her gece uyumadan önce ona kitap okumaya başladığımda henüz 1.5 yaşındaydı ve bu, kendisi akıcı bir biçimde okuyabilene kadar senelerce hiç aksamadan devam etti. Ardından Milliyet ve Can Yayınları’nın bütün çocuk klasiklerini alıp, odasına koydum. Benim çocukken bayılarak okuduğum bir sürü kitap… Küçük Kadınlar, Pollyanna, Çocuk Kalbi, Pal Sokağının Çocukları … Kapaklarını bile açmadı. O okumayınca ben ona okumaya devam etmek istedim, izin vermedi. Her gün bir saat okuma saati yaptım, ikimiz de kitabımızı alıp aynı anda okuyalım dedim. Oralı olmadı. Hayal kırıklığımı düşünebiliyor musunuz? Kitapsız yaşayamayan ve bu alışkanlığını çocuğuna kazandırmak için yıllarca çaba harcayan bir anne ve o güzelim kitapların kapağını bile açmayan bir çocuk. Ta ki ilgisini çeken bir kitap bulup kendi isteğiyle eline alana kadar. O kitap İpek Ongun’un yazdığı “Bir Genç Kızın Gizli Defteri” idi. Şimdi ciddi bir kitap okuru ve kitap çevirmeni.

Bu yüzden diyorum ki… Bırakın istediklerini okusunlar. Çizgi roman, dergi,  edebi değeri olmayan kitaplar. İnanın fark etmez. İlla klasik okumak zorunda değiller. Okumak bir alışkanlıktır ve bir kez edinilince bırakmak mümkün değil. Yani şu an sizlere çok saçma gelen kitapları okuyan biri bir gün gelir klasiklere de el atar. Yeter ki okusunlar. Ben edebiyat öğretmeni olsaydım kendi seçtiğim kitapları dayatmak yerine onların seçtiği kitapları okumalarına izin verir ve programımı ona göre yapardım. Hatta önce ben okur, yaşlarına uygun olup olmadığına karar verirdim. Araya ilgilerini çekecek klasikler atardım. Filmi olanları seçer, kitabı okuduktan sonra filmini izlettirirdim. Elbette erotik kitapları alıp getirmelerine izin vermezdim.  (Bu cümleyi yazma sebebim mutlaka buna değinecek çıkacaktır diye. 🙂 )Ama onların dünyaları fantastik, bilim kurgu, distopya… Bırakın onları okusunlar.

Belli yaş üstündekilerin çok kullandığı bir cümle var. “Şimdiki nesil okumuyor, ellerinde telefon. Başka şeyle ilgilenmiyorlar.” Kesinlikle katılmıyorum. Tam tersi kitap okuyan genç sayısı çok arttı. Deli gibi kitap okuyan bir kesim var. Hem de dünyada çıkan kitapları takip edip bunu yayınevlerinden talep edecek düzeyde. Ama o kitaplar, ‘okunması gerekenler’ listesinde olanlar değil. Sabun köpüğü gibi… Bir an parlayıp sonra yok olanlar. Ama olsun. Okuyorlar ya.

Unutmayalım artık aşkları da farklı ilgi alanları da…

Reklamlar

9 comments on “Kitap Okumaktan Nasıl Nefret Ettirilir?

  1. Duygu
    19 Ocak 2016

    Ben de maalesef o “okunması gereken” kitap listesine maruz kalanlardan oldum maalesef ama kaç tanesini okuduğumu sorarsanız 2 ya da 3 tanesini okumuşumdur, onları da hiç beğenmemiştim. İlkokuldayken kitap okumayı çok severdim hatta üç sene üst üste kitaplık kolundaydım. Ortaokulda da bu alışkanlığım devam etti. Bir ara kitap okuma alışkanlığımı kaybettiysem de kendimi toparlamayı başardım ve ciddi bir kitap sever oldum yeniden. Ama bu toparlanma sürecinde yarım kalmış ya da hiç okunmamış kitaplarım oldu çünkü kitap okuma yolunda yeniden tarzımı bulmaya çalıştım. Sizin de kızınızın kitap okuması adına gösterdiğiniz çabadan dolayı tebrik ediyorum. Sizin gibi bir kitap kurdu ve iyi bir kitap çevirmenini tanıdığım için çok mutluyum. HAYATIN EN BÜYÜK GÜZELLİĞİ KİTAP OKUMAK!!!

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      19 Ocak 2016

      O listeye hepimiz maruz kaldık. 🙂 Neyse ki fobiye neden olmamış 🙂 Paylaşımınız için çok teşekkürler.

      Beğen

  2. öykücü
    29 Aralık 2015

    Ben de Agatha Christie okuyarak başlamıştım. Şimdi yılda 60-70 arası kitap okuyorum.Kendi kızıma her gece yatarken okuduğum kitaplar hariç:)

    Kızım kitap okusun diye sizinle aynı taktikleri uyguluyorum. Şimdilik ben okuyor olduğum için çok seviyor. Ama bence de beni okurken görüyor olması en büyük etken.

    Kitap okumayı sevdiğim için asla yalnız kalmadım, asla canım sıkılması, asla boş boş oturmak nedir bilmedim. Hayatta kızıma bir sağlıklı beslenme alışkanlığı bir de kitap okuma alışkanlığı kazandırabilirsem ne mutlu bana..

    Sevgiler.

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      29 Aralık 2015

      Kesinlikle en büyük etken sizin örnek olmanız. Benim kızım gibi bir süre için kopsa da özüne dönecektir. 😀 Sevgiler.

      Beğen

  3. Kerem Özdural
    23 Aralık 2015

    Küçükken bütün paramı çizgi romanlara harcadığımı, evden buna hiç itiraz gelmediğini, hatta babamın oturup benim aldığım çizgi romanları okuduğunu düşününce, size hak vermemek elde değil.

    Liked by 1 kişi

  4. Meryem
    17 Aralık 2015

    Çocuğunuza okutmayı sevdirme yolundaki çabalarınızı çok takdir ediyorum.Herkes sizin gibi olsa çok şey değişir.
    Sevgiler

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      17 Aralık 2015

      Çaba önemli elbette ama asıl önemli olanın örnek olmak olduğunu sonradan fark ettim. Anne ve babanın kitap okumadığı bir evde ne kadar çabalanırsa çabalansın bir okur yetiştirmek zor bence.

      Beğen

  5. Selma Sandra Seven
    16 Aralık 2015

    Kalemine ve yüreğine sağlıkDoğru söze ne denir

    Liked by 1 kişi

  6. Aydan
    16 Aralık 2015

    Ne kadar doğru bir yazı. Kendimden biliyorum, klasikleri okumak zamanında hiç ilgimi çekmezdi. Kısa tabirle işkence gibi gelirdi. Sevebileceğim türde kitaplar okumaya başladığımda ise okuma alışkanlığı başladı ve hiç bitmedi. Şu anda dönüp klasikleri bir bir okumaya çalışıyorum. Sanırım böylesi daha keyifli ve doğru geliyor.

    Liked by 2 people

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 16 Aralık 2015 by in Kişisel, Tüm Yazılarım and tagged , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: