Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Ne kadar “Kusursuzlar”?

05032014gvtmbboa833a9cbj

Şöyle bir yaşam hayal edin: Kadınların tek görevi erkeklere hizmet etmek. Hepsi özel olarak tasarlanıyor ve dört yaşından reşit olana kadar “Okullarda” erkekleri tatmin etmek için yetiştiriliyor. Çok güzel olmak, belli bir kiloyu korumak, uyumlu olmak zorundalar. İdeal kilolarını korumak için her gün tartılıyor, ilaç alıyor ve aç kalıyorlar. Aslında hepsi bir tür eşya. Öyle ki isimleri küçük harfle başlıyor. Hatta son kullanma tarihleri bile var. Mezuniyet töreni denebilecek tören Varislerin, yani erkeklerin bu kızlar arasından kendilerine eş seçme töreni. Sınırlı sayıdaki varis tarafından seçilen kızlar dışında kalanlar ya cariye oluyor ya da bakire. Cariyelerin görevi erkeklere cinsel tatmin sağlamak, bakireler ise okullarda kızları yetiştiriyorlar.

Korkunç değil mi?

Louise O’Neill’in yazdığı, Öznur Özkaya çevirisiyle Yabancı Yayınları’ndan çıkan Kusursuzlar adlı kitapta kurgulanan dünya bu. Bir kitapçıda görüp kapağına, tasarımına ve konusuna göre bir karar verseydim asla almazdım. Ama Tuğçe Nida, “Sana bir kitap gönderiyorum. Tarzın olmadığını biliyorum ama okumam gerek. Kurgulanan dünya ürpetici ve bir o kadar da ilginç,” deyince onu kıramadım. TersYüz çevirisine başlamadan önce de aramızda bu tür bir konuşma geçmiş ve kitabı çok ama çok severek çevirmiş, önyargılı yaklaşmakla ne kadar hatalı olduğumu anlamıştım. O yüzden Tuğçe Nida, “Seversin,” deyince şans vermekte fayda var diye düşündüm.

Ve haklı çıktı. Su gibi akan, keyifle okunan bir kitap oldu. Yarattığı dünya gerçekten tüyler ürpertici. Hele bir kadın olarak bakıldığında. Düşünebiliyor musunuz? Doğmuyor, tasarlanıyorsunuz. Tek amacınız bir varise kendinizi beğendirmek. Diyelim ki bunu becerdiniz ya sonrası? Göreviniz onu mutlu ve tatmin etmek, ona erkek evlatlar doğurmak. Üstelik istediği zaman sizi “Yeraltına” gönderip yeni bir eş seçebilir. Son kullanma tarihiniz geldiğinde de akibetiniz aynı. Üstelik “Ben bunu istemiyorum,” deme şansınız yok, aşık olmanız yasak, itiraz etmeniz söz konusu bile değil.

Eş olarak seçilmemek arzu edilmeyen bir şey olduğundan okullarda kıyasıya bir rekabet söz konusu. Herkes günün bir numarası olma savaşında. Ayak oyunları, yüze gülüp arkadan konuşmalar gırla gidiyor. Arkadaşlıkların tek nedeni çıkar ilişkisi. Ve bu ortamda yeşeren güzel bir de dostluk var; sırlarla dolu bir dostluk denebilir buna. O sırların ne olduğu kitabın sonuna kadar anlaşılmıyor. Genelde bu tür şeyleri tahmin ederim ama bu kez, “Aaa” dedim. 😀

Bu kitaba sosyolojik açıdan da bakılabilir aslında. Günümüz kadınlarının güzellikleri için yaptıkları, sosyal medyanın tavan yaptığı, dostlukların çabucak tüketildiği, çıkar ilişkilerinin arttığı günümüzden çok da farklı değil. Asıl rahatsız edicilik bundan kaynaklanıyordur belki de.

Çevirmeni Öznur Özkaya iyi iş çıkarmış. İlaçlara, teknolojik aletlere bulduğu isimler çok hoşuma gitti. Böylesi hayali bir dünyanın hayali bir takım makzemelerine isim uydurmak zordur. Bunu başarmış. Kitabın dili şimdiki zaman. Beni takip edenler şimdiki zaman  kullanımı konusundaki takıntımı bilirler ama çok ilginç ki bu kitapta beni rahatsız etmedi, hatta kurguya daha iyi oturduğunu düşündüm.

Kısaca keyifle ve rahatlıkla okuyacağınız bir kitap.

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 23 Ocak 2017 by in Kitap Yorumları, Tüm Yazılarım and tagged , , , , .
%d blogcu bunu beğendi: