Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Yoksa Takıntılı Olan Gerçekten Ben Miyim?

 

obsesyon-nedirbelirtileri-ve-tedavi-yontemi-790

Kendimi bildim bileli sıkı bir kitap okuruyum. Çocukken farkında değildim ama yaşım ilerledikçe kötü çevirilere dayanamaz hale geldim, hatta çevirisi yüzünden elimden fırlatıp attığım kitaplar oldu. Ancak çeviri dünyası beni iyice takıntılı hale getirdi; olay kötü çevirinin de ötesine geçti. Ya da ben daha bilinçli yaklaşmaya başladım. Bilmiyorum.

İlk olarak bire bir çeviriye taktım. ‘Biz Türkçe’de nasıl deriz?’ sorusu sorulmadan ne yazıyorsa onun çevrilmesi okuma zevkimi bir anda yok eder oldu. Açık hedef olmanın oturan ördeklere benzetildiği; lafı gevelemek yerine çalıların etrafında dolaşıldığı; ‘How is it going?’ sorusunun ‘Nasıl gidiyor?’ a dönüştürüldüğü; her need‘in ihtiyaç duymak, her know‘un bilmek olduğu çevirilerden gına geldi.

Sonra cümle ve ifade bozukluklarına taktım. Özne – yüklem uyuşmazlıkları, sözlükten bakılıp ilk anlamı alınmış kelimeler, ne dediği belli olmayan cümleler beni delirtmeye başladı.

Hatalı çevirilere ve alt yazılara zaten takıktım, iyice pekişti. Öncesinde kahkahalar attığım bu hataları yapanlarla mesleki olarak aynı platformda yer almaya başlayınca dayanılmaz boyuta geldi.

Ardında gereksiz noktalama işaretlerine ve saçma sapan cümlelere taktım. Hatta bu kez öyle delirdim ki kitabı fırlatmakla kalmadım, yazımı yayınevine de gönderdim. Editörden bunların doğru çeviri olduğu cevabını alınca o yayınevine uğramaz oldum.

Durmadım, bu kez şimdiki zaman / geniş zaman kullanımına taktım. Türkçe’nin öyküleme dili geçmiş zamandır diye söylendim durdum. Yeni çıkan bu modaya sinir olduğumu itiraf etmeliyim. Takılıyorum, okuyamıyorum.

Sondan bir önce yazarın uzun uzun yazdığı o güzelim cümlelerin  bölünmesine taktım. Kendim çevirirken bölmeyeceğim savaşı verdim. Elbette bu her zaman mümkün olmuyor ama her seferinde cümleleri paramparça yapmak işin kolayına kaçmak gibi geliyor bana.

Ve şu günlerde yeni bir takıntı daha edindim. İngilizce cümle yapısının bire bir Türkçe’ye uyarlanışı. Aynı sıralama, aynı noktalama işaretleriyle yazılan Türkçe cümleler. ‘Ve’ den önce kullanılan virgüller, hatta noktalı virgüller, Türkçe’nin tam tersi cümle yapıları delirtiyor beni. Hem de benim gibi devrik cümle delisi bir insanı. Çünkü bu iş devrik cümle kurmanın ötesine geçti, İngilizce’nin bire bir kâğıda dökülmüş haline dönüştü.

Neden bu takıntı?

Çünkü kendi dilimizi öldürüyoruz. notobsessive

Çünkü kendi dilini bilen bilmeyen herkes çevirmenliğe soyunuyor.

Çünkü bu tür çeviriler yüzünden, kitap okuru genç nesil kendi dilini yanlış öğreniyor.

İnternet, mesajlaşma gibi teknolojik şeyler yüzünden dilimiz zaten mahvoldu. Bu yüzden yapmayın arkadaşlar, yapmayın. Dönüp yazdıklarınızı bir okuyun. Size tuhaf gelmiyor mu? Yoksa takıntılı olan gerçekten ben miyim?

 

 

Reklamlar

2 comments on “Yoksa Takıntılı Olan Gerçekten Ben Miyim?

  1. İsmail Tulçalı
    27 Şubat 2017

    İtfaiye aracının “yangın motoru” olarak çevrildiği ve bu benzeri çevirilerin milyon dolarlık dizi kanallarında ciddi ciddi alt yazı olarak kullanıldığı günümüzde bu takıntı ruhumuzu kemiren bir lanet gibi bir şey sanırım Arzu Hanım. Artık ne televizyonda bir şey izlemek ne de kitap okumak geliyor içimden bu saçmalıklar yüzünden.

    Liked by 2 people

  2. mit1980
    27 Şubat 2017

    Valla saydığınız takıntıların hepsi bende de var Arzu Hanım. Bazılarını sizden önce, bazılarını da sizden sonra edinmişim. Ama var mı? Var. Bu takıntılı olduğumuz anlamına geliyor olabilir ama işimizi de ciddiyetle yaptığımızı gösteriyor aynı zamanda 🙂

    Yalnız kötü veya ortalama olarak çevrilmiş kitapları okuyamamak gibi çok kötü bir yan etkisi var. Ondan şikayetçiyim işte. Eskiden olduğu kadar keyif alamıyorum artık bu yüzden 😦 Bazen de kızıyorum kendime, “Bırak şimdi iş kısmını, konuya odaklan,” diyorum. Sonra bir bakmışım elimde not defteri, hataları yazıyorum. Yayınevine göndereceğim ikinci baskıda düzeltsinler diye… Bana neyse? 😀

    Liked by 3 people

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 27 Şubat 2017 by in Çeviri, Tüm Yazılarım and tagged , , .
%d blogcu bunu beğendi: