Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Bir Söyleşi Böyle Geçti

17457535_10155994296777222_8651767968170770512_n

Aslında bu yazıyı bir ay önce yazmalıydım ama çeviri yetiştirme telaşından ancak şimdi fırsat oldu.

Her şey Kasım’daki TÜYAP Kitap Fuarı’nda başladı. Standta eğilmiş kahve koyarken, “Arzu Altınanıt burada mı?” diyen bir ses geldi kulağıma. Kafamı kaldırıp baktığımda karşımda biri kız diğeri erkek pırıl pırıl iki genç duruyordu. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Çeviribilim Bölümü’nde okuduklarını, okullarının bir Çeviri Kulübü olduğunu söylediler. Bu kulüp bünyesinde konuşma yapmak için çeşitli çevirmenleri davet ediyorlarmış. Edebi çeviri konusunda öyle bir konuşma yapıp yapamayacağımı sordular. Seve seve kabul ettim tabii. Tarih konusunu daha sonra netleştirmek üzere vedalaştık.

Gençlerle iletişim içinde olmayı, onlarla sohbet etmeyi, o ışıl ışıl gözlerine bakmayı hep sevmişimdir. O yüzden çok keyif alacağımdan emin olduğum bir organizasyondu bu. Öyle de oldu.

Birkaç kez görüştükten sonra tarih olarak 22 Mart’ı belirledik. Gerek konu seçiminde gerekse nasıl bir konuşma olacağı konusunda beni serbest bıraktılar. Ben sohbet tarzı konuşmaları sevenlerdenim. Bir slayt gösterisi hazırlayıp ona bağlı konuşma yapmaktan pek hoşlanmam. Bu yüzden sadece görmelerini istediğim birkaç örneği slayt haline getirip konuşmanın ana hatlarını belirledim ama genel olarak akışına bıraktım.

Nihayet o gün geldi çattı. Beni okulun girişinde karşılayıp salona götürdüler.  Öğretmenleri gençecik bir araştırma görevlisi Göksenin Abdal. Karşımda pırıl pırıl bir sürü genç. “Kim kitap çevirmeni olmak istiyor?” soruma tek bir parmak kalkmamış olmasına rağmen ilgiyle dinleyen, sorular soran bir oda dolusu genç.

Edebi çevirinin teknik çeviriden farklarından, edebi çevirmen olmak isteyen birinin nelere sahip olması gerektiğinden, piyasaya girmek için neler yapılabileceğinden, mali getirisinden, zorluklarından, güzel yanlarından söz ettik. Olası hatalardan, nelere dikkat edilmesi gerektiğinden, ses ve kelime oyunlarıyla nasıl başa çıktığımızdan konuştuk. Ben yaşadıklarımı anlattım, onlar dinledi, sorular sordu.

17309333_10155994296772222_2568226191442179718_n

Ve görüldüğü gibi konuşurken keyiften kendimi kaybettim. 😀

Yaklaşık bir saat süren konuşmadan sonra sohbetimize kahve içerek devam ettik. Bu sohbette ise bildikleri dilleri, hayata bakışlarını, bilgi birikimlerini duyunca içim umutla doldu. Tek dille kalmayan, az kullanılan dilleri öğrenmiş, hedeflerini koymuş, çeviri dünyasını yakından takip eden bilinç bir kitle vardı karşımda.

Kısacası hem eğlendim hem de  ÇeviriBilim Okumaları adında çok güzel bir hediye aldım.

Kim bilir belki de kitap çevirmeni olma konusunda fikrini değiştiren birkaç kişi olmuştur. 😀 Gelecekteki meslektaşlarıma az da olsa bir katkım olduysa ne mutlu bana.

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Dolaşım

%d blogcu bunu beğendi: