Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Ne Kadar Ekmek O Kadar Köfte mi?

Çeviri ücretlerinin emeğin karşılığı olmadığı bir gerçek. Gece, gündüz, tatil, bayram demeden yapılan bir meslek için oldukça düşük. Mesleğe yeni girmek üzere olan gençler, “Bu işle ev geçindirilir mi?” diye sorduklarında verdiğim cevap genelde, “Çalışma hızınıza ve yaşam standardınıza bağlı,” oluyor ama şu bir gerçek ki sosyal hayattan kopmadan, deli gibi çalışmadan bu meslekle ev geçindirmek oldukça zor.

indir (1)Yine de çeşitli yazışmalarda zaman zaman karşıma çıkan “ne kadar ekmek o kadar köfte” anlayışına  hiç katılmıyorum. Hatta kızıyorum. Çünkü bu tür bir yaklaşım öncelikle kendimize, sonrasında mesleğimize ve meslektaşlarımıza yapılan bir saygısızlık bence. Sadece çeviri sektöründe değil, hangi sektörde çalışırsanız çalışın bu yaklaşım yanlış. “Üç kuruşa bu kadar” diyerek bir mesleği icra etmek öncelikle kendimize yapılan büyük bir haksızlık.

Peki, ne yapacağız? Sonuçta çalışmamız ve para kazanmamız lazım ve mesleğimiz yaşamsal ihtiyaçlarımızı karşılamıyor. Ben elbette olaya çeviri sektörü açısından bakacağım.

Benim kişisel görüşüm şu yönde: Düşük ücretle gelen, bizimle alay edercesine fiyat biçilen bir işi kabul etmeyeceğiz. İş olsun da ne olursa olsun yaklaşımından uzak durup gelen düşük teklifi geri çevirdiğimizde, bunu hepimiz yaptığımızda işveren de durup düşünecektir sanırım. İşverenlere kızıyoruz, bizi sömürüyorlar diyoruz. Çok sayıda firma için bu geçerli ama o işveren işini ucuza yapacak bir çevirmen bulamasa durum farklı olmaz mı?

Uzun bir süre önce bir yayınevi benimle iletişime geçip çalışmak istediğini söylemişti. Sayfa başı verdikleri fiyat çok düşüktü ve o fiyata çalışamayacağımı söylediğimde yayınevinin sahibi, “Ama biz çok yeni bir yayıneviyiz. Ne olur biraz yardımcı olsanız,” dedi. Evet, bunu dedi. Üstelik yeni bir yayınevi falan değillerdi. Ben de kendilerine ortak bir noktada buluşulabileceğini ama bu fiyata mümkün olmadığını söyledim. Elbette ortak bir noktada buluşmaya yanaşmadılar çünkü amaç ucuza iş yaptırmaktı. Söz konusu yayınevi hâlâ var ve hâlâ kitap basıyor. Demek ki o fiyata çeviri yapan birileri var. Yani kendi mesleğimize bunu yapan yine bizleriz. İş almak uğruna fiyat kırıyoruz, aşırı düşük fiyatları kabul ediyoruz. Ve sonra da çeviri ücretleri düşük diye ağlıyoruz.

Piyasa standartlarında (evet, o da düşük ama bir standarttı var) bir iş aldığımızda ise ücreti az diye baştan savma yapmayacağız. Başta savma teslim edilen bir iş her şeyden önce bize zarar. “Fiyatı çok düşüktü ondan baştan savma yaptım, aslında ben çok daha iyi çeviriler çıkartırım,” mesajını ne işveren alır ne de okur. Başarısız olan, çeviri yapmayı beceremeyen biz oluruz. Emeğe en büyük saygısızlığı yapan da kendi emeğimize yaptığımız bu saygısızlıkla yine biz oluruz.

Kendi değerimizi belirlemek bizlerin elinde. İnanıyorum ki iyi iş çıkararak fiyatımızı yükseltebiliriz. Bizimle çalışmak isteyen firma sayısı arttıkça aldığımız ücret de yükselecektir. Üstelik elimiz boş kalmayacaktır. Şu anki koşullar göz önüne alındığında yine yeterli olmayacaktır ama piyasanın üst skalasında iş yapan bir çevimages (1)irmen olmamız mümkün. Bu da işimizi düzgün yaparak olur.

Bizler mesleğimize saygı duymazsak başkasının duymasını bekleyemeyiz. “Ne kadar ekmek o kadar köfte,” demek yerine o ekmeğin içini öyle bir dolduralım ki farkımız belli olsun, mesleğimiz saygı görsün. Üç kuruşa çeviri yaptırmaya çalışan açıkgözler de bize bulaşamasın.

 

 

 

 

Reklamlar

4 comments on “Ne Kadar Ekmek O Kadar Köfte mi?

  1. CevirmenAriyorum
    27 Haziran 2017

    Bazen ucuz çeviri yaptırmak sonradan cebinizden daha fazla para çıkmasına yol açabilir. Yaptırdığınız çevirinin doğruluğunu kontrol ettirmek, hedef kitlenize hitap edip etmediğini görmek ve kültürel olarak uygun olup olmadığını anlamak için bir redaktöre ya da başka bir çevirmene gitmek zorunda kalabilirsiniz.

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      27 Haziran 2017

      Alan çevirisinde haklısınız Edebi çeviri de bu zaten yayınevleri bünyesinde yapılıyor ancak editörlerin hepsinin bu beceriye ve bilgiye sahip olduklarını söylemek zor.

      Beğen

  2. Cenk Haznacı
    27 Haziran 2017

    Peki, yapılan çevirinin kalitesi nedir? Bir üniversitenin çeviribilim bölümünden mezun olmuş, hatta bu alanda ülkenin en güzide kurumlarından birinde yüksek lisans yapmış ve hatta İzmir’de bir özel üniversitede derslere girip çeviri öğrencilerine ders vermiş bir kişinin yaptığı/yapamadığı oldukça standart bir çeviriyi bizzat ben biliyorum. 11 yıldır bu sektördeyim. Belki binlerce deneme çevirisi değerlendirdim. Deneme çevirisinde son derece basit yazım hataları, boşluk hataları, çeviri hataları yapan çevirmenler, arzu edilen yüksek fiyatları hak ediyorlar mı? Daha doğrusu çevirmen olmayı hak ediyorlar mı? Ben cevabını vereyim: Hayır. Çevirmenlik yetenek, öz disiplin, kararlılık, kendine saygı, uslanmaz bir öğrenme isteği ve mükemmelliyetçilik işidir. Çevirmenlik için gerekli karakter ve özelliklere sahip çevirmen sayısı, bu unvanı kullanan insanlar arasında çok azdır.

    “Fiyatı düşüktü, kötü çevirdim ben de.” diye bir yaklaşımı düşünebilen kişi zaten çürüktür. Bu tarz insanlar hayatta sadece yatay ilerleyebilirler; yükselip bir yere gelemezler. Bunun konu edilmesi bile gereksiz.

    Bu kadar ağır konuşuyorum çünkü skalanın öbür tarafındaki iyi çevirmenlerin bir efsane değil gerçek olduklarını biliyorum. Onları da gördüm. Onlar çok rahat aile geçindirecek parayı fazlasıyla kazanıyorlar ve kazanmaya her zaman devam edecekler.

    Saygılarımla

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      27 Haziran 2017

      Size kesinlikle katılıyorum. Ne yazık ki “Çevirmenim,” diyen herkes bu unvanı hak etmiyor. Bunu kitap okurken bile hissediyoruz. Ama bu konuda suçu paylaştırmak gerek.Ucuza iş yaptırmak adına öz disiplinli, kararlı, kendine saygılı, uslanmaz bir öğrenme isteğine sahip ve mükemmelliyetçi olmayan; dil biliyorum diye ortaya çıkan kişilere bu payeyi veren firmalar da suçlu. “Fiyat düşük, o yüzden bu kadar,” yaklaşımını konuşmuyorum bile. Bana göre bu her şeyden önce insanın kendine yaptığı bir saygısızlık. Bu tür düşünenlerin zaman içinde eleneceklerine inanmak istiyorum.
      Saygılarımla.

      Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 26 Haziran 2017 by in Çeviri, Tüm Yazılarım and tagged , , .
%d blogcu bunu beğendi: