Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Ayinesi İştir Kişinin Lafa Bakılmaz

CcPaUuMUsAAH_if

Ahlak: 1. İnsanın doğuştan getirdiği ya da sonradan kazandığı birtakım tutum ve davranışların tümü;

2. Kişide huy olarak bilinen nitelik; iyi ve güzel olan nitelikler.

Tevazu: Alçak gönüllülük.

Bu ikisi bir insanda olmazsa olmaz meziyetler. Bunun dışında insana saygı, emeğe saygı, ben merkezci olmamak, insan sevgisi, vefa gibi sayısız meziyet de gereklidir ki iyi insan olabilelim. Yalan, dolan, ayak kaydırma, çamur atma vs gibi şeylerin olmamasından söz etmiyorum bile.

Gerek insan gerek bir meslek erbabı olarak bu meziyetlere sahip olmak gerekir, aksi sizi yalnızlığa, dışlanmışlığa iter.

Bunları yazmamın sebebi  Ekşi Sözlük’te çıkan şu yazı…

19990429_857341294431118_7616091122942022829_n

Takma bir isim arkasına sığınarak, “çeviri dünyasındaki birçok yayınevi eşek ölüsü fiyatına çevirtip, ödemeyi bir yıl sonra gelecek belirsiz bir tarihe bağlamayı sürdürürse çeviriden hayatını kazanan profesyoneller yerine çeviriye merak salan emekli ev kadınları ya da başka is bulamayan ve edebiyat sembollerinden habersiz mimarlık terk çevirmenlere kalır kitaplar,” yazan korkak.

Evet, ben de sayısız kez çeviri eleştirisi yaptım ama bunu yaparken doğrudan söz konusu kitap ve çevirmen üzerinden yaptım ve hatta bu eleştirilerimi yayıneviyle paylaştım. Belli bir meslek grubuna mensup hiçbir çevirmene takma bir isimle saldırıda bulunmadım. Söz konusu şahıs gibi, “mesela şahsım” yazarak kendi kendimi göklere çıkarmadım.

Başkalarını aşağılayarak, küçümseyerek prim yapmaya çalışan bu tür kişiler aslında yetersiz kişilerdir ki bu arkadaşın da adından söz ettirecek imzasının bulunduğu bir çeviri esere rastlamadım. Evet, takma isim olsa da bu kişinin kim olduğunu biliyorum zira bir çevirmen sayfasında Jane Eyre ile ilgili bir soruma, “Elbette İngilizce öğretmenleri bilmez, ben Jane Eyre uzmanıyım,” diyerek cevap vermişti. Kim olduğumdan, ne mezunu olduğumdan, nasıl bir birikime sahip olduğumdan, geçmişte neler yaptığımdan söz etme gereği dahi duymadan teşekkür edip geçmiştim.   İş alma konusundaki kendi yetersizliğini piyasada yoğun olarak çalışan kişilere saldırarak çıkarmak acizlikten, kompleksten başka bir şey değildir.

O yazıdaki ‘emekli ev kadınları‘ndan biri de benim. Yarası olan gocunur lafının arkasına sığınmasın kimse. Kast edilen ev kadını diğer arkadaş(lar)ın kim(ler) olduğunu da biliyorum. Öncelikle bu güzide çevirmenimizin dilini düzeltelim: Bir kişi ev kadınlığından emekli olmadıkça emekli ev kadını olmaz. Emekli öğretmen olur, emekli mühendis olur…

Mimarlık terk lafının hangi meslektaşıma gittiğini çok iyi biliyorum ki çok uzun yıllar çeviri piyasasında çalışan, sayısız eserde imzası bulunan ve kusursuz çeviriler yapan bir arkadaşımız.

Ne şahsıma ne de emek veren meslektaşlarıma böyle bir hakareti kabul etmem, etmiyorum. Öfkem, sinirim bundandır.

Kişi önce kendini bilecek.

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, demiş atalarımız.

Reklamlar

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 12 Temmuz 2017 by in Çeviri, Kişisel, Tüm Yazılarım and tagged , , , .
%d blogcu bunu beğendi: