Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Onunla Evlendim Sevgili Okurum

Reader-I-married-him

Klasikleri günümüze kadar getiren sayısız nedenlerden biri de yazıldıkları çağın ötesinde olmaları bence. Aradan yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ okunabiliyor, hâlâ alıntılar yapılabiliyor ve hâlâ onlardan esinlenilmiş yeni kitaplar yazılabiliyorsa sebep bu. Kısacası hâlâ kendimizi buluyoruz.

İşte bu baş yapıtlardan birisi… Çevirisine imza atmış olmaktan büyük gurur duyduğum Jane Eyre da çağının o kadar ötesinde ki kadınların adının olmadığı, tek amaçlarının süslenip püslenmek, cici ve yetenekli kız olmak ve zengin bir koca bulmak olduğu bir çağda “yoksul, sıradan, gösterişsiz, ufak tefek” bir kız çıkıyor ve günümüz kadınlarının çoğunun yapmaya cesaret edemediği bir şey yapıyor: “Ben kuş değilim ve hiçbir ağ beni tuzağa düşüremez. Özgür iradesi olan bağımsız bir bireyim,” diyerek onuru için deliler gibi sevdiği adamı terk ediyor. Hem de beş parasız, evsiz barksız.  Sokaklarda yatmayı, aç kalmayı göze alarak. 22f7251d-bda1-4262-9a2b-7016458addf8-il_570xn1292799136_5l0t

Ve aynı kız, yine çağının ötesinde bir duruş sergileyerek, “Onunla evlendim sevgili okurum,” diyebiliyor. Bu çok basit görünen cümle, kitabın yazıldığı 1880’li yıllarda öylesine önemli ki. Çağın koşulları düşünüldüğünde demesi gereken, “Yaşasın, benimle evlendi sevgili okurum.” iken kastettiği şey tam tersi: “Güç bende. Ben karar verdim.”

Normalde okuyup geçeceğimiz ve üstünde hiç düşünmeyeceğimiz bu cümle işte bundan önemli. Onu önemli kılan diğer etken de bu cümleyi yaratan kadının, yani Charlotte Brontë’nin gücü. Hayatını okuduğunuzda bunu çok net hissediyorsunuz. Bu, öylesi bir güç ki 2016’da, yani yüzyıllar sonra, çağdaş bir kadın yazar çıkıyor ve dünyaca ünlü 21 kadın yazardan bu cümleden esinlenilmiş hikâyeler yazmalarını istiyor, bunları derliyor, kitap haline getiriyor. Ortaya çıkan eser Reader, I Married Him… yani yine o cümle: Onunla Evlendim Sevgili Okurum.

Onunla Evlendim Sevgili Okurum, son çevirim. Dün teslim ettim. Bu cümleden ilham alıp bunu bir hikâye kitabı haline getirmek için yola çıkan yazar Tracy Chevalier. Hikâyelerden biri de ona ait. Bu hikâyeleri derlemeye günümüzde bir müze olan Brontë kardeşlerin Haworth’taki evini ziyaret ettiğinde karar vermiş ve kitabın önsözünde şöyle diyor:

Charlotte’ın böylesi beklenmedik bir sosyal çevreden çıkıp ünlü ve çok satan bir kitabın yazarı olması yazar olmak isteyen herkes, tüm kadınlar… aslında tüm kadın yazarlar için cesaret verici bir haber. Bu derlemeye katkıda bulunmalarını kadınlardan istememim sebebi bu…  Tutkusu ve hayal gücü için Charlotte’a minnettar olmamızın daha da fazla nedeni var; o, yazmaları ve eserlerini bastırmaları için kadınların yolunu açtı. “Onunla evlendim sevgili okurum” sadece Jane Eyre’ın kararlılığı değil, Charlotte Brontë’nin de kararlılığıdır ve bizim kararlılığımıza ilham verir.

Bu eserin ortaya çıkmasında katkısı bulunun diğer kadın yazarlar ise şunlar:

Tessa Hadley, Sarah Hall, Helen Dunmore, Kirsty Gunn, Joanna Briscoe, Jane Gardam, Emma Donoghue, Susan Hill, Francine Prose, Elif Şafak, Evie Wyld, Patricia Park, Salley Vickers, Nadifa Mohamed, Esther Freud, Linda Grant, Lionel Shriver, Audrey Niffenegger, Namwali Serpell, Elizabeth McCraken.

Aralarında sadece ikisini oldukça iyi tanıyorum, bu kitabı çevirene kadar diğerleri hakkındaki bilgim ya yüzeyseldi ya da hiç yoktu. Tanıdığım iki yazardan biri Evie Wyld; onu tanıyan çevirmen yönüm. 2014 yılında Yabancı Yayınları’ndan  Kuşlar Öterken adlı kitabını çevirmiştim hem de bayıla bayıla. Hak ettiği değeri neden tam olarak görmediğini hâlâ merak ederim. Okur yönümün tanıdığı yazarın kim olduğunu tahmin etmemeniz mümkün değil. Tabii ki Elif Şafak. Dünyaca ünlü, sayısız ödül almış 21 kadın yazar arasında onun adını görmek zaten büyük bir gurur, bir de buna kısa bir hikâyesi olsa da onun yazdığı bir şeyi çevirmenin gururu eklenince tadından yenmiyor.

Çeviri sürecine gelince…

İtiraf ediyorum ki sancılı bir süreçti. Bırakın Jane Eyre‘ı Herman Melville’in Veranda Öykülerini çevirirken bile bu denli zorlanmadım desem yalan olmaz. Bunun en baş sebebi, yazarın diline alışma sürecini yaşamadan hikâyenin bitmesi. Yani 21 farklı tarz, 21 farklı dil. 400-500 sayfalık bir kitabı çevirirken ilk 20-30 sayfanın yazarın diline ve tarzına alışmakla geçtiği, çeviride ilerledikçe dönüp dönüp değişiklikler yapıldığı, notlar alındığı ve tüm kitap bittikten sonra dille ilgili bir sürü düzeltme yapıldığı düşünüldüğünde bu gerçekten zorlayıcı bir durum.

Diğer unsur, hemen hemen her yazarın köken olarak farklı kültürden gelmiş ve kendi kültürünü, dilini hikâyesine yansıtmış olmasıydı. Çok araştırma yapmam gerekti ki bu da zaman açısından sorun yarattı, yani işim tahminimden uzun sürdü. Bu da yorucu ve stresli oldu doğal olarak.

Hikâye kısa olduğundan olay akışındaki ani değişiklikler, açıklama olmaksızın yapılan göndermeler, tek cümlelik imalar çok fazla. Bu durum, “Ne? Ne oldu? Bu nereden çıktı? Bunun altında ne var? Bunu en anlaşılacak biçimde nasıl çeviririm?” şaşkınlıklarına sebep olduğundan zaten uzamış olan süreye katkı sağladı.

Tüm bu zorluklara, zaman zaman yaşanan strese rağmen çok severek yaptığım bir çalışma oldu. Hikâyelerin hepsi harika mıydı? Hayır. Bunu iddia etmek abartı olur. Ama çoğu gerçekten güzeldi ve derin anlamlar içeriyordu. Özellikle birkaç tanesine tek kelimeyle bayıldım ama etkilememek için adlarını vermeyeceğim. Bakalım aynı şeyi mi düşüneceğiz?

Yine yazarın kalemiyle kitabın geneli şöyle özetlenmiş (yine etkilememek için isimleri sildim):

… yirmi bir yazar bu cümleyi aldı ve onlarda yazma duygusunu harekete geçiren şeyi yazdı. “Onunla evlendim sevgili okurum”u suya atılan ve suyun halka hakla yayılmasına neden olan bir taşa benzetiyorum. Yazarlardan bazıları,  Jane Eyre’ın hikâyesini olduğu gibi alıp farklı birinin bakış açısıyla taşın suya düştüğü yere çok yakın yazdılar: … Diğer öyküler ise kırsal ortam, belli olaylar ya da ayna veya hayvan betimlemeleri gibi romandan alınmış imgeler içeren, kaynağın biraz uzağındaki halkalar… Bu öykülerden keyif almanız için Jane Eyre’ı biliyor olmanıza gerek yok ama eğer biliyorsanız bu tınılar sizi gülümsetecek.

Bir kadın yazardan esinlenmiş 21 kadın yazarın, kadın bir çevirmen tarafından çevrilmiş hikâyeleri… Kaçırmayın derim. 😀

2 comments on “Onunla Evlendim Sevgili Okurum

  1. Gülcan Turan
    23 Ocak 2018

    Benim için çok çok özel bir kitaptır. Üniversite de finaller zamanı ders çalışmak yerine sabaha kadar elimden düşüremediğim kitaptır aynı zamanda:)Ama doğrusu ben de o cümleye dikkat etmemişim.Emeğinize sağlık. Sizi keşfetmiş olduğum ayrıca mutlu oldum:)

    Liked by 1 kişi

    • Arzu Altınanıt
      23 Ocak 2018

      Okurken dikkat edilemeyecek kadar basit bir cümle, o yüzden dikkat edilmemesi çok doğal. İçerdiği anlam ise çok büyük. Güzel görüşleriniz için teşekkürler.

      Beğen

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: