Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Kadının Sesi Yok

Dün son çevirim hakkında yazarken ondan önce teslim ettiğim çevirimle ilgili hiçbir şey yazmadığımı fark ettim. (Burada iç ses devreye girer: “O dönemde çeviri teslim ettiğine dua et, yazı yazmak aklına gelecek halde miydin?”) Oysa çok severek çevirdiğim bir eserdi Etaf Rum’ın ilk kitabı olan A Woman is No Man.

Kitabın girişinde Maya Angelou’dan yapılmış şu alıntı var: İçinde anlatılmamış bir hikâye taşımaktan daha büyük bir ıstırap yoktur.

Ve Audre Lorde’nin şu sözü: Bize öğretilen kendimizden çok korkuya saygı duymak olduğu için konuşamayan, korktukları için sesleri olmayan kadınlar için yazıyorum. Sessiz kalmanın bizi kurtaracağı öğretildi bize ama öyle olmayacak.

Bu girişten de anlaşılacağı üzere kitap kadınlar hakkında… Artık o ıstırabı içinden atma çabası veren bir kadın hakkında… Sessiz, bastırılmış, sindirilmiş kadınlar hakkında… Sırf kadın oldukları için kendilerine çizilen kaderi kabullenmek zorunda kalan, o kadere boyun eğip nesilden nesle geçmesine yol açan, seslerini çıkaramayan, çıkarmaktan korkan, sessizliğin bir meziyet olduğuna inandırılarak büyütülen ve bunu benimseyen kadınlar …

Şöyle başlıyor:

Soğuk, kasvetli bir gün Brooklyn, New York’ta sesim olmadan doğdum. Kimse durumumdan söz etmedi bana. Yıllarca sonrasına kadar sesim olmadığını bilmiyordum, ta ki bir şey istemek için ağzımı açtığımda kimsenin beni duyamadığını fark edene kadar. Benim geldiğim yerde sessizlik cinsiyetimden kaynaklı bir durum, tıpkı bir kadının göğsündeki memeler kadar normal, karnında büyüyen sonraki nesil kadar gerekli. Ama elbette size bunu asla söylemeyeceğiz. Benim geldiğim yerde durumumuzu saklamayı, sessizliğimizin bizi kurtaracağını öğrendik. Ancak şimdi, uzun yıllar sonra bunun doğru olmadığını biliyorum. Ancak şimdi, bu hikâyeyi yazarken sesimin çıkmaya başladığını hissediyorum.

Birçok kadının hikâyesine değinilse de asıl olarak üç nesilden üç kadın karakterin öyküsü bu. Fareeda, Isra ve Deya. İlk bölümünde Isra ve kızı Deya’yı tanıyoruz. Isra Filistin’de doğup büyümüş, yaşı geldiğinde hiç tanımadığı bir adamla evlendirilmiş bir kadın. Her insan gibi hayalleri var. Ama evlendiriliyor, eşinin Amerika’ya göç etmiş ailesiyle birlikte yaşamak üzere Brooklyn’e geliyor ve ailesini bir daha hiç görmüyor.

Kızı Deya ise Amerika’da doğmuş olmasına rağmen Filistin âdetleriyle yetiştiriliyor, annesinin yaşadığından farklı bir baskı yok hayatında. Şu meşhur “kız kısmı” mevzusu.

İkinci bölümde Isra’nın kayınvalidesi Fareeda’nın da iç dünyasına giriyoruz. Amerika’da yaşadığı halde hiç değişmemiş, evinden bir sokak öteye dahi tek başına gitmeye korkan, tek kelime İngilizce bilmeyen bir kadın. Tek dünyası evi ve ailesi. Büyürken ona öğretilenleri hiç sorgulamadan kabullenmiş ve kızına (o da kitabın kilit karakterlerinden biri olan Sarah), gelinlerine ve kız torunlarına da aynı öğretileri kabullendirmeye çalışan bir kadın.

Bu böyle mi devam edecek? Kadının sesi hiç olmayacak mı? Olacaksa o zinciri kim kıracak ve nasıl cesaret edecek? Sonuçları ne olacak?

Muhteşem kurgulanmış, okuru sonuna kadar bırakmayan bir eser. Kadın olaylarının zirve yaptığı günlerde kadına yüklenen rolü sorgulayan, eleştiren bir kitap. Toplumsal doğruların, baskıların, öğretilerin insanları nasıl kısıtladığının, bunları kırmanın imkânsız olmadığının bir göstergesi. Kadının da sesi olduğunun bir ispatı.

Çeviri sürecine gelince… Toplumsal ve kültürel olarak bizden çok farklı olmayan bir kültür olduğundan çeviri hiç yormadı. Yemeklerden, âdetlere, anne-baba ve çocuk ilişkisine, kız çocuğunun toplumdaki yerine kadar bizimkiyle çok benzer olması işin kolayıydı. Bir o kadar da acı verdi ve öyle yetiştirilen kız çocuklarından biri olmadığım için aileme bir kez daha teşekkür etmemi sağladı.

Keyifli okumalar…

Yorum Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 26 Eylül 2020 by in Çeviri, Çevirilerim, Kitap Yorumları, Tüm Yazılarım and tagged , , , .

Dolaşım

%d blogcu bunu beğendi: