Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Kadının Sesi Yok

Dün son çevirim hakkında yazarken ondan önce teslim ettiğim çevirimle ilgili hiçbir şey yazmadığımı fark ettim. (Burada iç ses devreye girer: “O dönemde çeviri teslim ettiğine dua et, yazı yazmak … Okumaya devam et

26 Eylül 2020 · Yorum bırakın

Bizden Farklıysa…

Yaşadığımız toplum dışına çıktığımızda hangimiz bizi rahatsız eden önyargılarla karşılaşmıyoruz? Ülkemiz, dinimiz, alışkanlıklarımız, âdetlerimiz, köklerimiz yüzünden hangimize önyargıyla yaklaşılmıyor? İşte son çevirdiğim kitap da bunlara değiniyor. Bizden farklı olanları nasıl … Okumaya devam et

25 Eylül 2020 · 2 Yorum

Bu Dünyadan Ada Geçti

Torba Barınağında seni ilk gördüğümde on beş günlüktün, gözlerin bile yeni açılmıştı. Aşkımız o gün başladı aslında. Henüz meme emdiğin için o gün alamadım seni ama hemen hemen her gün … Okumaya devam et

23 Haziran 2020 · 4 Yorum

Corona Günlerinde Çeviri

Çok kötü günler geçiriyoruz ve korkarım ki daha da kötülerinin eşiğindeyiz. Bu virüsten kurtulsak bile dünyanın dengesi değişecek gibi hissediyorum. Umudum bu dengenin daha iyi, daha insancıl yönde değişmesi ama … Okumaya devam et

30 Mart 2020 · 1 Yorum

Bir Büyüme Hikâyesi: Tatlı Hüzün

Bir kez daha farkına vardım ki hobilerini meslek haline getirmiş şanslı azınlıktanım. Okumak, yazmak, seyahat etmek ve farklı kültürlerle tanışmak öncelikli zevklerim. Kendimi bildim bileli kitap okur, bir şeyler yazarım. … Okumaya devam et

8 Mart 2020 · Yorum bırakın

İlginç Bir Deneyim: Tayland

Temel kadro aynı… Yani Bahar, Ayşe, Ender ve ben… Ama başlangıçtaki hedef farklıydı ve Tayland gezisi baştan sona bir macera oldu denebilir. Başlangıçtaki rotamız Çin’di. Biletler alındı, otel rezervasyonları yapıldı. … Okumaya devam et

6 Mart 2020 · 1 Yorum

İki Nehrin Kavuştuğu Yer: Belgrad

  Çok geç kalmış bir yazı bu. Geçen Mart ayında yazılmalıydı ama çevirmen düşmanı çeviri hayatımı kararttığı için bu güne kaldı. O çeviri bitti bitmesine ama sonrakileri o kadar sıkıştırdı ki … Okumaya devam et

7 Kasım 2019 · 5 Yorum

Çevirmende Beyin Bırakmayan Çeviri

Son yazımın üzerinden aylar geçmiş, ondan bir önceki yazıyla arasında da aylar var. Bloguma o kadar uzun süredir girmemişim ki şifremi zor hatırladım. Sebep, son çevirim… Wallace Stegner’ın Angle of … Okumaya devam et

12 Eylül 2019 · 1 Yorum

Bazen Hayalini Kurduğun Dünya Gerçek Olabilir

Blogumu çok ama çok uzun süredir ihmal ettiğimin farkındayım. Yazılmak için bekleyen bir sürü yazı oldu ve ben bunu sürekli erteliyorum. Bunun tek sorumlusu şu an elimdeki “bitmeyen çeviri.” Teslim … Okumaya devam et

27 Mayıs 2019 · Yorum bırakın

Ama Ben Öğrenmezsem Ben Olamam ki…

Yıllar önce birkaç kitap çevirisi yapmış olsam da çeviri ancak emekli olduktan sonra, yani 2007 yılı itibariyle tam zamanlı işim oldu. O günden beri durmadan çeviri yapıyorum desem yalan olmaz. … Okumaya devam et

17 Şubat 2019 · 8 Yorum

Yayınevi mi? Çevirmen mi?

Son günlerde karşıma çok çıkan bir soru var: “Şu yazarın, şu kitabını okumak istiyorum. Hangi yayınevini tavsiye edersiniz?” Ve gelen cevaplarda genelde hep birkaç yayınevinin adı oluyor. Evet, söz konusu … Okumaya devam et

23 Aralık 2018 · 5 Yorum

Çevirmenini Geçmişe Götüren Kitap: Teneke Adam

Bundan yıllar önce, henüz bir üniversite öğrencisi olarak Walt Whitman’ı anlama ve yorumlama savaşı verirken hiç aklıma gelmemişti. Ondan uzun süre sonra çok sevdiğim Ölü Ozanlar Derneği’ni izlerken de… Hatta … Okumaya devam et

6 Ekim 2018 · 2 Yorum

Sessiz Sedasız Çevirmenler Günü

Bugün Dünya Çeviri Günü. Çevirmenler günü. Bizim, yani gizli öznelerin günü. Hani yazarların o harika cümleleri var ya, işte onları severek okumanızı sağlayan emekçilerin günü. Birçok mesleki günün aksine sessiz sedasız geçer. … Okumaya devam et

30 Eylül 2018 · 2 Yorum

‘Anneler’ Anlatıyor

Bir çeviri daha bitti. Basılanlar ve henüz basılmayanlarla birlikte kaç çeviri olduğunu artık sayamıyorum ama her birinde ilk çevirimdeki heyecanı yaşıyorum. Bu işi bu denli güzel ve keyifli kılan da … Okumaya devam et

2 Temmuz 2018 · 2 Yorum

Sadece Doğa Görmek İçin: Kosova

Bu geziden döneli aslında on beş gün oldu ama önce evdeki badana, boya, temizlik telaşı, ardından yolculuk ve evdeki iş yüzünden aksayan çeviri paniği ve tüm bunların arasında seçim heyecanıyla … Okumaya devam et

26 Haziran 2018 · 1 Yorum

Çocuklarınıza Kitap Okutun

Kızına kitap okuma alışkanlığı vermek için büyük bir mücadele veren bir anne olarak Anneler Günü’nden bir gün önce çocuk kitabı çevirisi teslim etmiş olmanın dayanılmaz mutluluğu. 😀 Yıllar, yıllar önce … Okumaya devam et

12 Mayıs 2018 · 2 Yorum

Çevirmen İntiharın Eşiğine Gelirse…

Bu yazı bir molaya ihtiyaç duyan çevirmen tarafından yazılmıştır. 😀 Bundan birkaç gün önce İzzet Baysal Üniversitesi, Çeviri Bölümü’nden bir öğrenci benimle söyleşi yaptı; ödeviymiş. Çok tatlı bir söyleşi oldu. Sorularından … Okumaya devam et

5 Nisan 2018 · 3 Yorum

Onunla Evlendim Sevgili Okurum

Klasikleri günümüze kadar getiren sayısız nedenlerden biri de yazıldıkları çağın ötesinde olmaları bence. Aradan yüzlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ okunabiliyor, hâlâ alıntılar yapılabiliyor ve hâlâ onlardan esinlenilmiş yeni kitaplar … Okumaya devam et

23 Ocak 2018 · 2 Yorum

Sadece Bir Kelime

Bir kelime… Sadece bir kelime… Gecelerdir sabaha karşı sızana dek yatakta dönüp durmama sebep sadece bir kelime… Kabuslarıma giren o bir kelime… Yarım yamalak uykumdan uyanmama sebep sadece bir kelime… … Okumaya devam et

15 Aralık 2017 · Yorum bırakın

Çevirmen Delirdi

  Geçenlerde Facebook mesaj kutuma arkadaş listemde olmayan birinden şöyle bir mesaj düştü: “Bunu çevirsene.” Ve altında İngilizce bir cümle… Normalde hemen yazıp göndereceğim, iki dakikamı almayacak bir şey… Üstelik … Okumaya devam et

14 Kasım 2017 · 1 Yorum

Gizli Özneler: Çevirmenler

Bundan üç sene önce, Dünya Çevirmenler Günününde çevirmenlikle ilgili bir yazı  yazmış ve kendi açımdan mesleğimizin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştım. “Çevirmen demek” ile başlayan cümleler kurmuştum. Bu sene de aynı … Okumaya devam et

7 Ekim 2017 · 5 Yorum

Bizim Aşkımız Bitti, O Artık Size Emanet

Vitale’yle aşkımız  2014 sonlarında başladı. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücüydü. İyi bir adam değildi. Hem de hiç. Masallarda bize iyi diye yutturulan kötü prensti o. Bir canavardı. İçinde sakladığı bu … Okumaya devam et

20 Eylül 2017 · 7 Yorum

Cennetten Bir Köşe: Leros

Dünyanın diğer ucuna gittim ama burnumun dibindeki Yunan adalarına hiç yolum düşmedi.  Ta ki birkaç gün öncesine kadar. Bu kez çok masumduk, tek amaç Schengenleri yenilemekti.  Sonrası hazır vize alıyorken diye başlayıp … Okumaya devam et

18 Temmuz 2017 · 3 Yorum

Ayinesi İştir Kişinin Lafa Bakılmaz

Ahlak: 1. İnsanın doğuştan getirdiği ya da sonradan kazandığı birtakım tutum ve davranışların tümü; 2. Kişide huy olarak bilinen nitelik; iyi ve güzel olan nitelikler. Tevazu: Alçak gönüllülük. Bu ikisi … Okumaya devam et

12 Temmuz 2017 · Yorum bırakın

Kayıp Rıhtım İçin Yazdım: Çevirmenin Çemberi

Yazının aslı Kayıp Rıhtım’da yayınlanmıştır. Görsel de aynı siteden alınmıştır. Sevgili Hazal Çamur, Çevirmenin Çemberi için Jane Eyre çevirimle ilgili bir yazı yazmamı istediğinde, “İyi de bu kitap bilimkurgu değil ki,” dedim. O da … Okumaya devam et

27 Haziran 2017 · 2 Yorum

Ne Kadar Ekmek O Kadar Köfte mi?

Çeviri ücretlerinin emeğin karşılığı olmadığı bir gerçek. Gece, gündüz, tatil, bayram demeden yapılan bir meslek için oldukça düşük. Mesleğe yeni girmek üzere olan gençler, “Bu işle ev geçindirilir mi?” diye … Okumaya devam et

26 Haziran 2017 · 4 Yorum

Parkın İçindeki Şehir: Kiev

Bizim ekip her seneki gibi yine yollara düştü. Bahreyn grubundan iki kişi (Sibel ve Ayşe) eksik çıktık yola. Ayşe kızının mezuniyet töreni yüzünden geziyi iptal etmek zorunda kaldı. Eksikliğini çok hissettik elbette … Okumaya devam et

1 Haziran 2017 · 4 Yorum

Bir Söyleşi Böyle Geçti

Aslında bu yazıyı bir ay önce yazmalıydım ama çeviri yetiştirme telaşından ancak şimdi fırsat oldu. Her şey Kasım’daki TÜYAP Kitap Fuarı’nda başladı. Standta eğilmiş kahve koyarken, “Arzu Altınanıt burada mı?” diyen … Okumaya devam et

23 Nisan 2017 · 1 Yorum

Bugün Harika Bir Gün

Bugün ne güzel bir gün… Aslında niyetim İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Çeviri Bölümü’nün o cin gibi öğrencileriyle yaptığımız tatlı söyleşiden söz etmekti. Çünkü üzerinden bir ay geçti ve ben bazı … Okumaya devam et

22 Nisan 2017 · 2 Yorum

Virgüller Değerlidir, Boşa Harcamayın

Takıntılıyım. Evet, takıntılıyım. İtiraf ediyorum. Ve gitgide daha da takıntı haline getirmeye başladım. Artık öyle bir hale geldi ki çeviri kitap okurken el freni çekik yol almaya çalışan araba gibi … Okumaya devam et

19 Mart 2017 · 3 Yorum

Yoksa Takıntılı Olan Gerçekten Ben Miyim?

  Kendimi bildim bileli sıkı bir kitap okuruyum. Çocukken farkında değildim ama yaşım ilerledikçe kötü çevirilere dayanamaz hale geldim, hatta çevirisi yüzünden elimden fırlatıp attığım kitaplar oldu. Ancak çeviri dünyası … Okumaya devam et

27 Şubat 2017 · 2 Yorum

Güzel Şeyler de Oluyor

Bugün çok mutluyum. Sebebi bilimkurgu alanında bir ekol olan  Kayıp Rıhtım‘ın 2016’nın En’leri yarışması ve bunun sonuçları. Özellikle kazananlar beni çok ama çok sevindirdi, bir o kadar da gururlandırdı. Öncelikle, … Okumaya devam et

13 Şubat 2017 · Yorum bırakın

Ne kadar “Kusursuzlar”?

Şöyle bir yaşam hayal edin: Kadınların tek görevi erkeklere hizmet etmek. Hepsi özel olarak tasarlanıyor ve dört yaşından reşit olana kadar “Okullarda” erkekleri tatmin etmek için yetiştiriliyor. Çok güzel olmak, … Okumaya devam et

23 Ocak 2017 · Yorum bırakın

İşte Tüm Çocuklarım

Ocak 2015’te Ben Ne Düşünüyorum diye bir yazı yazmış ve o güne dek çevirdiğim kitapların toplu bir özetini yapmışım. Üzerinden iki yıl daha geçti ve bu listeye yedi kitap daha eklendi, sekincisi de … Okumaya devam et

13 Ocak 2017 · Yorum bırakın

Jane Eyre: Edebiyatın İlk Feministi

Bir çeviri daha bitti. Bu sefer sevinç çığlıkları biraz daha yüksek, heyecan biraz daha fazla. Bunun sebebi kitabın adının Jane Eyre olması. Jane Eyre, İngiliz edebiyatının en sevdiğim romantik klasiklerinden … Okumaya devam et

6 Aralık 2016 · Yorum bırakın

Google Translatelesek de mi çevirsek Google Translatelemekse de mi çevirsek?

Dün Facebook’taki çeviri sayfalarından birinde yaptığım bir şaka yüzünden kendimi hiç istemediğim bir tartışmanın içinde buldum. Daha doğru ben tartışmayı sürdürmedim ama meslektaşlarım ve sayfa yöneticileri tatsız bir konuşmayla muhatap … Okumaya devam et

2 Aralık 2016 · 1 Yorum

Dur De!

Bu yazıya başlarken duyacağım lafları, alacağım eleştirileri, hatta işiteceğim hakaretleri biliyorum ve bunların hepsine hazırım. En başta belirteyim ki şu an bir çevirmen olarak değil, duyarlı bir vatandaş ve bir … Okumaya devam et

26 Ekim 2016 · 9 Yorum

Boşuna mı kürek çekiyoruz?

Beni takip edenler şu sıralar, hatta oldukça uzun bir süredir, Jane Eyre’le boğuştuğumu biliyor. Daha önce de yazdığım gibi sadomazoşist bir ilişki içindeyiz. Yavaş ilerliyor, yoruyor. Mesele dili değil; göndermeleri, … Okumaya devam et

14 Ekim 2016 · 6 Yorum

Hayır, Bölmeyeceğim

Jane Eyre’yle sadomazoşist bir ilişki yaşadığım şu dönemde blogum oldukça ihmal edildi. Yaşadığımız ilişki tam anlamıyla sadomazoşist çünkü hem canıma okuyor hem de inanılmaz bir keyif veriyor. O upuzun cümleleri, … Okumaya devam et

7 Eylül 2016 · 2 Yorum

Nedir? Ne Değildir?

Biz, çevirmenler bir kitapla ilgili her türlü olumsuz eleştiri oklarını üzerimize çeken kişileriz. Gerçekten bizden kaynaklanan hatalar konusundaki eleştirileri her zaman yapıcı eleştiriler olarak alıp aynı hataları tekrarlamamak için büyük çaba … Okumaya devam et

7 Ağustos 2016 · 2 Yorum

Tuhaf Bir Merak: Seri Katiller

Polisiye meraklısı çok. Ben de onlardan biriyim ama benimki biraz daha ileri noktada bir manyaklık. Ben cinayet meraklısıyım, özellikle de seri katiller… Onlarla igili hiçbir şeyi kaçırmam, cinayetle ilgili en abuk … Okumaya devam et

29 Temmuz 2016 · 2 Yorum

Türkçe Öyküleme Dili Geçmiş Zamandır

Yaşar Kemal’in İnce Memed‘i şöyle yazdığını düşünün: Çakırdikenliğin içinden koşan çocuk soluk soluğa. Çoktan beridir ki durmamamacasına koşuyor. Birden duruyor. Bacaklarına bakıyor. Dikenlerin yırttığı yerden kan sızıyor. Ayakta duracak hali … Okumaya devam et

24 Haziran 2016 · 3 Yorum

İnsanoğlu Kuş Misali

Turla seyahat etmeyi oldum olası sevmem. Birisinin benim adıma program yapması, sadece turistik yerlere götürmesi, tanımadığım insanlara bağımlı olmak beni her zaman rahatsız etmiştir. Bu yüzden de hep uzak durmuşumdur. … Okumaya devam et

7 Haziran 2016 · 2 Yorum

Her Veda Yeni Bir Kavuşma

İşte yine o duygu… Vedanın hüznü… Bir çeviri daha bitirmiş olmanın gururu… Çıkmasını beklemenin heyecanı… Yeni bir çeviriye başlamanın sevinci… Bu kez duyguların adı Unhinge. Fairfax serisinin yazarı Calia Read’in … Okumaya devam et

25 Mayıs 2016 · 2 Yorum

Hayat Tesadüfleri Sever

Kaderci miyim? Hayır. Ama kimi insanların karşıma çıkmak için bir köşede beklediğine inanırım. Zamanı gelince hayatıma girecek diye düşünürüm. Bizim hikayemiz işte öyle bir şey… İtalyanca öğrenmek uzun yıllara yayılan … Okumaya devam et

13 Mayıs 2016 · 2 Yorum

#heraybirjulesverne: Çin’de Bir Çinli’nin Başına Gelenler

İzmir Kitap Fuar’ındaki dördüncü günümde bu kadar kitap alışverişi yeter demiştim. Kızımın ve benim aldığı kitaplar arabanın bagajını neredeyse doldurmuştu. Benim listem şöyle. Rekor kızımda. 😀 Soğukkanlılıkla, Truman Capote (Sel Yayıncılık) … Okumaya devam et

9 Mayıs 2016 · Yorum bırakın

Sevgili Okurlar

Sevgili Okurlar, Sizinle biraz dertleşelim. İzin verin bu çevirmen yazarlara söylensin, siz de dinleyin. Biliyorum hepsi sevdiğiniz yazarlar. Yakından takip ediyor, kitaplarını çok severek okuyorsunuz. Güzel fotoğraflarını, güzel yorumlarınızla paylaşıyor; … Okumaya devam et

15 Nisan 2016 · 6 Yorum

Çevirmen Adaylarına…

Sevgili çevirmen adayları, Öncelikle belirteyim ki bu satırlar hepiniz için geçerli değil. Aranızda dilimizi mükemmel kullanan sayısız genç var. Nasıl kullandığınızı nereden bildiğimi merak ediyorsanız açıklayayım: Facebook, Instagram, Twitter gibi … Okumaya devam et

9 Nisan 2016 · 11 Yorum

Muhteşem Bir Sistem Eleştirisi: Boğulmamak İçin

George Orwell deyince akla ilk gelen 1984 ve Hayvan Çiftliği‘dir. Tam anlamıyla kitap okuru saylmayan kişiler bile en azından adını duymuştur bu iki kitabın. 1984‘ü okuduğumda yanılmıyorsam 70 ortalarıydı (ya … Okumaya devam et

27 Mart 2016 · 1 Yorum

Ve Nokta

Ve nokta diyeli aslında bir hafta oldu ama ben minimum redaksiyon ihtiyacı saplantısında bir çevirmen olduğumdan bir hafta didik didik okumayla geçti. Tam 528 sayfa. Önce çevrildi, sonra en acımasız … Okumaya devam et

26 Mart 2016 · 6 Yorum