Bir Çevirmenin Dünyası

Bir çevirmen gözüyle her şey…

Ne kadar “Kusursuzlar”?

Şöyle bir yaşam hayal edin: Kadınların tek görevi erkeklere hizmet etmek. Hepsi özel olarak tasarlanıyor ve dört yaşından reşit olana kadar “Okullarda” erkekleri tatmin etmek için yetiştiriliyor. Çok güzel olmak, … Okumaya devam et

23 Ocak 2017 · Yorum bırakın

İşte Tüm Çocuklarım

Ocak 2015’te Ben Ne Düşünüyorum diye bir yazı yazmış ve o güne dek çevirdiğim kitapların toplu bir özetini yapmışım. Üzerinden iki yıl daha geçti ve bu listeye yedi kitap daha eklendi, sekincisi de … Okumaya devam et

13 Ocak 2017 · Yorum bırakın

Tuhaf Bir Merak: Seri Katiller

Polisiye meraklısı çok. Ben de onlardan biriyim ama benimki biraz daha ileri noktada bir manyaklık. Ben cinayet meraklısıyım, özellikle de seri katiller… Onlarla igili hiçbir şeyi kaçırmam, cinayetle ilgili en abuk … Okumaya devam et

29 Temmuz 2016 · 2 Yorum

Her Veda Yeni Bir Kavuşma

İşte yine o duygu… Vedanın hüznü… Bir çeviri daha bitirmiş olmanın gururu… Çıkmasını beklemenin heyecanı… Yeni bir çeviriye başlamanın sevinci… Bu kez duyguların adı Unhinge. Fairfax serisinin yazarı Calia Read’in … Okumaya devam et

25 Mayıs 2016 · 2 Yorum

Ve Nokta

Ve nokta diyeli aslında bir hafta oldu ama ben minimum redaksiyon ihtiyacı saplantısında bir çevirmen olduğumdan bir hafta didik didik okumayla geçti. Tam 528 sayfa. Önce çevrildi, sonra en acımasız … Okumaya devam et

26 Mart 2016 · 6 Yorum

Hoşça Kal, Vitale

Vitale ile yollarımız Aralık 2014’de keşişti. Karissa’nın dediği gibi bir saplatıydı…  Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü… Ya çok sevildi ya nefret edildi. Ben sevenlerdenim. Evet, adam kötüydü; içinde bir canavar … Okumaya devam et

22 Ekim 2015 · 4 Yorum

Ondan, Bundan

Uzun süredir yazmıyormuşum. Bir türlü düzenli yazı yazan bir blogger olamadım. Oysa çoğu işimde sistemli ve düzenliyimdir ama yazı yazmak farklı bir şey. İçinizden gelmesi lazım. Kelimeler akıp gitmiyorsa yazılmıyor. … Okumaya devam et

13 Eylül 2015 · Yorum bırakın

Bir varmış… Bir yokmuş…

Ne güzel bir andır bu… Ne güzel bir duygudur… Uzun sürenizi birlikte geçirdiğiniz herhangi bir şeyle vedalaşmak zordur ama bunda durum farklı. Çünkü gerçekte vedaşlaşmıyor, onun doğumuna şahit oluyorsunuz. Vedalaşmıyor, yaşama … Okumaya devam et

3 Ağustos 2015 · 2 Yorum

Neler Yaptım?

Son yazımın üzerinden neredeyse bir ay geçtiğini fark edince çocuğunu ihmal eden anne duygusuna kapıldım. Vicdan azabını rahatlatmak adına bahaneler üretmeye başladım. 🙂 Boluguma sevgi sözcükleri fısıldayarak “bu ihmal değil, … Okumaya devam et

30 Nisan 2015 · Yorum bırakın

Ya masaldaki yakışıklı prens kötü adamın ta kendisiyse…

Saat sabahın dördü… Etraf kapkaranlık… Çıt çıkmıyor… Yanan tek ışık bizim evde… Duyulan tek ses çalışan klima ve bilgisayar tuşları… Haa bir de Ada’nın (kendisi köpeğim olur) horultusu… Bir haftadır … Okumaya devam et

14 Şubat 2015 · 4 Yorum

Ben Ne Düşünüyorum?

Bir süredir yazmaya vakit bulamıyorum. Aslında şu anda da böyle bir zamanım yok, çünkü yetiştirmem gereken bir çeviri var elimde. Monster in His Eyes’ı çeviriyorum. Zaman çok az… Dolayısıyla gerginlik diz … Okumaya devam et

19 Ocak 2015 · 1 Yorum

Modern Çağın Güzel ve Çirkin’i

Yaşım gereği “genç yetişkin” denen gruba hitap eden kitaplar hiç ilgimi çekmezdi. Takip bile etmediğim kitaplardı onlar. Taa ki Yabancı Yayınları “Making Faces”ı çevirmemi isteyene kadar… İlk tepkim “Bu, benim … Okumaya devam et

13 Aralık 2014 · 2 Yorum

Kuşlar Türkçe Ötüyor

Gene o güzel an… Çevrildi… Teslim edildi… Beklendi… Beklendi… Beklendi… Bir gün kapak görseli geldi maillime sevgili Tuğçe’den. İçim kıpır kıpır oldu. Paylaşmak istedim, ama yayınevinin paylaşımını beklemek zorundaydım. Ve … Okumaya devam et

4 Ekim 2014 · 1 Yorum